İskender Baydar
15 Şubat 2019

UYANALIM ARTIK

Biri çıkıp millet olarak temel özelliğimizin ne olduğunu sorsa, hiç tereddüt etmeden ‘çabuk gaza gelmemiz’ derim…

Galatasaray, Alanya deplasmanında sergilediği kötü oyunun hemen ardından Benfica ile karşılaşacak olsa pek çok kişi maçın sonucundan umutsuz olur, “1-0 olsun, bizim olsun” diyerek tedbirli konuşurdu.

Ancak maç Trabzon karşısındaki coşkulu futbolun ardına denk düşünce pek bir güle oynaya gidildi Ali Sami Yen’e…

Sosyal medyada skor tahmininde bulunanlar ağırlıklı olarak Galatasaray’ın maçı 2-0 ya da 3-1 alacağı kanaatindeydi.

***

Maç başlamadan 1,5 saat kadar önce stattaydım.

Benfica sahanın tam benim oturduğum yerin önünde kalan kısmında ısındı.

Sébastien Corchia (7) ve Franco Emanuel Cervi (11), ceza alanının iki ayrı köşesinden, kalenin uzak köşesine doğru yerden sert şut çalıştı. Ve her ikisi de yaptıkları çoğu vuruşta topu direğin dibinden ağlara yollamayı başardı.

Haris Seferovic (14) ise Marcao’nun hatasıyla topla buluştuğu yerden attığı golün benzerini tam üç kez ağlarla buluşturdu ısınma sırasında.

Maçı başlama düdüğüyle izleyenler için bir şey ifade etmese de ben Galatasaray’ın yiyebileceği tüm gollerin fragmanını maçtan önce gördüm maalesef.

***

Maç öncesine dair bir diğer yanılgı da Galatasaray’ın karşılaştığı Benfica ile sezon başında Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’nin dışında bırakan Benfica’nın kıyaslanmasıydı.

Portekiz takımlarında sezon öncesi giden ve gelen oyuncu çok oluyor.

Bir önceki sezon yıldızı parlayan yetenekler Avrupa’nın üst liglerine satılırken yerlerine yeni ve potansiyel isimler alınıyor.

Dolayısıyla Portekiz takımlarının oyun ritmini bulması biraz zaman alıyor.

Hatırlayın; bir önceki gece, evinde oynadığı maçta, yenilmesine rağmen Real Madrid’e sıkıntılı dakikalar yaşatan ve adeta kök söktüren Ajax, Benfica’yı son anda geçerek Şampiyonlar Ligi’nde yoluna devam etmişti.

Şampiyonlar Ligi’ndeki o maçta rahatlıkla Benfica sahada olabilir, Galatasaray ise UEFA Avrupa Ligi’nde Ajax ile eşleşebilirdi.

Dolayısıyla Galatasaray, Şampiyonlar Ligi ayarında bir rakiple oynadı.

Ve bir kez daha eldeki bu takımın henüz Şampiyonlar Ligi ayarında olmadığı görüldü.

Hakem hatalı penaltı kararı vermese, Portekiz takımının daha ilk dakikadan itibaren her pozisyonda ısrarla zaman geçirerek oyunu psikolojik bir savaşa dönüştürmesine müsaade etmese ve Galatasaray yemeden bir gol atıp dün pek de formunda olmayan taraftarı arkasına alabilse sonuç farklı olur muydu; olabilirdi.

Ama inanın bu bir kereye mahsus bir şey olurdu.

***

Tek tek şu iyiydi, bu kötüydü diye yazmanın pek bir manası yok, herkes maçı izledi ve gördü.

Ama defans ve forvet hattı devre arasında tamamen değişen bir takımdan bu kadar kısa sürede mükemmel bir performans beklemek de en basit tabirle hayalcilik olur.

Eldeki takım bu bile olsa, bu takımın sezon başında elde olması gerekirdi; olamadı.

Size sadece şöyle bir örnek vereyim ve yazıyı bitireyim:

Galatasaray’ın yıllardır verim almayı umduğu ve halen Galatasaray kadrosundaki en genç oyuncularından biri olan Sinan Gümüş, dün Benfica’nın ilk 11’inde yer alan 7 oyuncudan yaşça daha büyük.

Hep birlikte bir karar vermeliyiz artık, Çin ve Arap ülkeleri öncesindeki son durak mı olacağız yoksa altyapı ve güçlü scout yapılanmasına önem vererek kendi öykümüzü mü yazacağız?