İskender Baydar
15 Ekim 2018

ÖNCE ADAM OLMAK LAZIM

Bir süredir kapalı mail gruplarında konuşulan, geçen hafta Galatasaray Spor Kulübü’nün Divan Kurulu’na da yansıyan bu yılki lise mezunlarının kulübe üyelik başvurularıyla ilgili tartışmaya değinmek istiyorum.

Evet, liseliyim.

Ama ne liseli ne de lisesiz penceresinden bakacağım bu konuya.

Sonuçta hepimizin ortak noktası Galatasaray ve Galatasaray’ın menfaatleri hepimizin kişisel hesaplarının üzerinde diye düşünüyorum…

Gelelim üyelik konusuna…

Birincisi, Galatasaray Lisesi’nden mezun olan herkesin kulübe üye olma hakkı vardır ama bence herkes üye olmamalıdır.

Başka takımlara gönül vermek ayıp değildir…

Başka bir takıma gönül vermişken Galatasaray Spor Kulübü’ne üye olmak ise en hafif tabirle ikiyüzlülüktür…

Gereksizdir ve hiç de etik değildir.

Dolayısıyla mezun olan herkesin topyekûn bir şekilde üyelik başvurusu yapmasını doğru bulmuyorum.

Bu tür başvuruların topluca değil bireysel olarak yapılması en sağlıklısı…

Ayrıca mezun olur olmaz üye olmak şart mı?

Aynı şekilde, liseli ya da lisesiz üyelerin, çocuklarını 18 yaşına gelir gelmez hemen üye yapmak istemesi, futbol veya sporla hiç ilgisi bulunmayan eşlerini üye yapmaları gerekli mi?

Biraz açayım…

Yeni mezun olmuş bir Galatasaray Liseli ile bir kulüp üyesinin 18 yaşına gelmiş evladı henüz hayatının baharındadır.

Kendine, ailesine, ülkesine veya gönül verdiği kulübe bir katkısının olup olamayacağı meçhuldür.

Daha iş hayatına adım atmamış, hayatın zorluklarıyla henüz yüzleşmemiştir.

Bırakın önce kendi ayakları üzerinde dursun, zamanı gelince de başvurup üye olsun.

Mezun ya da evlat kontenjanından değil birey kontenjanından bu büyük aileye katılsın.

Bu noktada izninizle kendimden bir örnek vermek istiyorum.

Galatasaray Lisesi’nden 1988 yılında mezun oldum.

Ve tıpkı bu yılki mezunlar gibi hemen o sene üye olmak için başvurdum.

Sicil ve tüzük işleriyle ilgilenenler nedenini daha net açıklayacaktır muhtemelen ama ben o seneye özgü bir kontenjana takılıp üye olamadım.

Açıkçası neden kabul edilmediğimi de kafama takmadım, dava açmayı falan da düşünmedim.

Elbette ki üzüldüm ama tabii ki Galatasaraylı olmaktan ya da Galatasaray’ı takip etmekten vazgeçmedim.

Sonuçta cüzdanda taşınan bir kart değildir Galatasaraylılık; yürekten gelir.

Ne o kartı cebine koyan daha Galatasaraylıdır, ne de cebinde üyelik kartı bulunmayan daha az Galatasaraylıdır.

Mezuniyetimden 12-13 yıl sonra, yaptığım işte belli bir noktaya geldiğimde, her ikisi de rahmetli olan değerli ağabeylerim Turgay Şeren ve Coşkun Özarı’nın tavsiyeleri ve bizzat attıkları imzalarla üye oldum kulübe.

Bundan da büyük bir gurur duyuyorum.

Keza eşim, ultrAslanUni kartı taşıyor üniversite yıllarından.

Kulüpte çalıştığım dönemde “Beni de üye yap” demişti; kabul etmemiştim.

Hâlâ da üye değil, bence bu kadar insan sırada beklerken üye olması şart da değil.

Kızım Galatasaray Lisesi’nde okuyor, mezuniyetine de iki sene kaldı.

Mezun olduğunda yetişkin bir birey olacak, şayet bana fikrimi sorarsa başvurmamasını söyleyeceğim.

Zaten hayat ona ne zaman başvurması gerektiğini ya da hiç başvurmamasını söyleyecektir.

Dediğim gibi konuya ne liseli ne de lisesiz penceresinden bakmaya çalıştım.

Lise mezunu olmayıp, sırf tüzükte yer alan haklar gereği çocuklarını, eşlerini üye yapmak için birbirlerini ezenleri de unutmayalım.

Mesela Abdürrahim Bey’in ailesindeki üye sayısı sanırım 20’ye dayandı.

Bu yılki üye adayları arasında Yusuf Günay’ın akrabalarının çokluğu dikkati çekiyor.

Başkan Mustafa Cengiz ise aşırı talep olduğunu ama sadece kıramadığı bir yeğenini üye yapacağını söylüyor.

Bu durum sadece mevcut yönetime özgü de değil üstelik, her dönemde bal tutan parmağını yalıyor.

Yapmayın kardeşim; ne eşinizi, ne yeğeninizi, ne liseliyi, ne lisesizi…

Sadece gerçekten hak edenleri üye yapın.

Hatta siz de yapmayın, bırakın onlar başvursunlar.

Size yaslanmadan, yanlarında siz olmadan, sadece basit bir formu doldurarak Sicil Kurulu’na kendileri başvursunlar.

İnanın o zaman her şey çok daha kolay ve güzel olacak.

Elindeki gücü kullanarak bu işe elini sokan her kim varsa, lütfen artık BIRAKIN.