İskender Baydar
1 Aralık 2014

ALLAH UTANDIRMASIN

Futbol oynarken de, teknik direktörlük kariyerinde de hep efendi bir isimdi Hamza Hamzaoğlu… Şov yapmadan sadece işini yapardı…

Ve her zaman elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırdı.

Mütevazılığı hiç elden bırakmadı Hamzaoğlu. Ve 1995’te futbolcu olarak çıktığı Florya’nın kapısından bu kez teknik direktör olarak girerken de çizgisini bozmadı.

Kolay değil; Galatasaray, kariyerleri ortada üç önemli hocayla yolunu ayırmıştı geride kalan bir buçuk yılda.

Kısa süre önce yönetim değişmişti.

Kulüp ciddi mali sorunlar içindeydi.

Taraftarı tribüne ve takıma küsmüştü.

Takım liderdi ama futbolu pek ümit vermiyordu.

Eğer Hamza Hamzaoğlu, Galatasaray’dan gelen teklife hayır dese, camia çok daha derin bir krize sürüklenebilirdi.

Eğer Hamza Hamzaoğlu, “Şu kadar para isterim, altı aylık anlaşma yapmam, bu kadar da tazminat isterim” dese, kulüp eli mecbur gereken şartları sağlayacaktı.

Ama o hiçbir şey talep etmedi.

Babasını toprağa verdiği günün akşamında gelen teklifi, gözyaşları arasında kabul etti.

İmza töreni sırasında, benim ve daha pek çok kişinin kafasındaki tek olumsuz konuya; yani Sneijder hakkındaki yorumuna da son derece açık bir şekilde yanıt verdi.

“Hamza tercihi Sneijder’dan vazgeçildiği anlamına mı geliyor” şeklindeki endişeleri, “Sneijder, Hollanda’da verdiği bir röportajda, Türkiye’deki oyuncuların 3-4 pas yapmadan topu ayağından çıkaramadığı, Hollanda’da en geç oyuncunun bile bir seferde bunu başarabildiğini söylemiş. Spiker bana bu röportajı hatırlattı. Bu düşünce tarzıyla ilgili konuştum. Anlamsız bir röportajdı. Kendi oyuncularını övmek için bir başkasını yermeye gerek yok. Kendini takımına adayan her oyuncu kıymetlidir. Sneijder de bizim en kıymetli oyuncularımızdan biri. Sözlerimde de Sneijder’i hedef almadım, söz konusu düşünceye söyledim. Eksiklerimizin zaten farkındayız. Bunları çözmek için gayret sarf ediyoruz. Yabancı futbolcular buraya geldikleri zaman ne için geldiklerinin farkında olmalı ve hakkını vermeli. Hâlâ aynı düşüncelerimin arkasındayım. Sneijder ile sorunum yok. Belki biraz ileri gitmiş olabilirim, bunu da kabul ediyorum. Seneijder de o röportajı verdiğine üzülüyordur. Zaten kendisiyle biraz sonra konuşacağım. Birlikte Galatasaray’ın başarısı için çok iyi işler yapacağız” açıklamasıyla giderdi.

BASIN TOPLANTISINDAN…

Hamza Hamzaoğlu’nun basın toplantısı sırasında söyledikleri satır başlarıyla şöyle:

“Futbolcular mutlu değil. Herkes sahada tek başına bir şey yapmaya gayret ediyor. Biz onları bir araya getireceğiz. Onların güçlerini birleştirip, beraber ne yapabileceğini göstereceğiz…

Ben hiç bir kulübe tazminat yazdırmadım, almadım. İstenmediğimiz zaman da zaten söylenmeden gideriz…

Oyuncular burada olmaktan mutluluk duyacaklar. Taraftar da aynı mutluluğu yaşayacak…

Biz Taffarel’i çok seviyoruz. Ona hiçbir zaman hayır diyemeyiz. Taffarel deyince akla kaleci gelir. Dolayısıyla görevine aynen devam edecek…

Metin Mert ile konuştum. Bana, “Taffarel’le beraber çalışmaktan mutluluk duyarım, gerekirse ikinci adam olurum” dedi. Metin Mert altyapı antrenörü olarak çalışacak…

Bir takımda istikrar yakalamak çok önemli. Ama daha da önemli olan; o istikrarı kimlerle yakaladığınızdır…

Kupa maçlarında şans bulamayan arkadaşları değerlendireceğiz…

Devre arası transferi için bir düşüncem var ama buna zaman içinde karar vereceğiz…

Bundan önce 4-2-3-1 ile oynadım. Bu oyuncularımın durumuydu. Sistem değişmez diye bir şey yok…

Kariyerimi riske ettiğimi düşünmüyorum. Riske ettiysem de her şeye değer…

Sözleşme meselesine gelince. Kontratlar bağlayıcı olmamalı. Kimseyi yormamalı, sıkmamalı…

Burada 10 yıllık kontratım da olsa, en küçük bir imada bulunulursa, giderim…

Sözleşmeleri yıl yıl yaparım. Ben Albayrak’a ‘Siz Mayıs ayına kadar geldiniz, benim sözleşmemi de Mayıs’a kadar yapalım’ dedim…

Ben hiç bir kulübe tazminat yazdırmadım, almadım. İstenmediğimiz zaman da zaten söylenmeden gideriz…

Bugünlerin olacağını hiç düşünmemiştim. Önüme açılan kapıdan girip orada ne yapmam gerekiyorsa ona gayret ediyorum…

Biz Galatasarayız bir beraberiz ve bütünüz. Yerli yabancı ayrımı yapmamıza hiç gerek yok…”

***

Evet; Florya’daki ilk idmanından fotoğraflarla yuvana hoş geldin Hamza Hamzaoğlu diyorum…

Basın toplantısında da söylediğin gibi, “Allah utandırmasın…”