İskender Baydar
9 Şubat 2014

ATKIM SENİNDİR KARDEŞİM

Bu satırları yazarken İstanbul’da hava sıcaklığı 13 derece civarında…

İthal doğalgazı bol kepçe kullanmanın pervasızlığı yüzünden pek çok evde 20’lerin çok çok üzerinde.

Oysa, aynı dakikalarda Van eksi 5 derecelerde.

Gürpınar İlçesi’ne bağlı Yalınca Köyü’nün Çeli Mezrası’nda ise muhtemelen eksi 10’larda…

Üşüten, hastalanan, yol kardan kapalı olduğu, haftalardır açılmadığı için hastaneye bile götürülemeden, henüz 1,5 yaşında hayata veda eden Muharrem Taş’ın yaşayıp öldüğü yer Çeli…

Herkesin unuttuğu bir yer orası…

Adeta bir Ortaçağ köyü, bir yokluk çukuru…

Ve daha binlerce böyle köyü, mezrası var ülkemizin.

ultrAslan, “Bir Dilek Tutun Geliyoruz… Şimdi Köy Okullarına Koşuyoruz” diyerek bir kampanya başlattı tam da minik bir canın üşüterek can verdiği günlerde.

Tribünlerdeki her grup, her kesim tüm kalbiyle destek verdi kampanyaya.

Hedef uzaktaki o unutulmuş köyler, mezralar…

Bir atkı, bir bere, bir çift eldivenle oralara ulaşmak.

Eskişehir maçından önce #AtkımSenindirKardeşim hashtag’iyle gündem yarattılar.

Arena’nın çevresinde standlar açtılar.

O stantlardan ya da GS Store’dan alınan torbalar dolusu ürün kolilerde toplandı.

On binlerce atkı, bere, eldiven yakında yeni sahiplerine ulaşacak.

Onlar için küçük ama sıcak bir umut olacak.

Dün eve 4 gazete girdi. Hiçbirinde tek satır yoktu bu kampanyayla ilgili.

Haklarını yemek istemem ama diğerlerinin de gördüğünü ya da geniş yer verdiğini hiç sanmıyorum.

Oysa bir “Helal olsun” demek, futbolumuzla ilgili olumsuz haberler arasında bu insani çabaya alkış tutmak bu kadar zor olmamalı.

Sadece Galatasaray için değil, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor ya da bir başka takım taraftarı bir iyilik için seferber oluyorsa, medya bin destek vermeli.

Bir reklam sloganı olarak her fırsatta “İyiler daima kazanır” demek yetmemeli.

İyilerin kazanması için herkes elini taşın altına koymalı.