İskender Baydar
27 Şubat 2014

BEKLE BİZİ LONDRA

Güzel bir Şubat akşamıydı…

Maç öncesi yazısında da[1] belirttiğim gibi inanç olarak bir eksik yoktu yüreklerde.

Rakibin Premier League lideri olması en ufak bir tereddüt yaratmamıştı taraftar nezdinde…

Tek endişe kadro seçimindeydi.

Chelsea gibi fizik olarak güçlü bir takıma karşı, Galatasaray’ın fizik olarak en yetersiz isimlerinden İzet Hajrovic’in sahada olması; aynı şekilde defans kurgusunda savaşçı Semih Kaya dururken Hakan Balta’nın tercih edilmesi soru işareti yarattı.

Yaratmakla da kalmadı sahaya yansıdı.

Bu maç için Roberto Mancini hakkında söylenebilecek en pozitif şey, hatasında ısrar etmemesiydi.

Hajrovic ilk yarıyı bitiremedi; Balta ikinci yarıya başlayamadı.

Ama Galatasaray koskocaman bir ilk yarıyı kaçırdı.

Ve gerçek kimliğini sahaya yansıttığında maç çoktan 0-1 olmuştu.

Tüm bunlara rağmen; Futbolu kadar skandallarıyla ünlü John Terry’nin, Kasımpaşa kriterlerini benimsemesi sonucunda iptal edilen gol…

Kendi adıma bu maçta kendisinden çok şey beklediğim Selçuk İnan’ın[2] 10 santimetreden direğe nişanladığı top…

Alex Telles’in, kaleci Cech tarafından son anda kornere çelinen müthiş füzesi…

İngiltere liderini maç boyu zamandan çalmak zorunda kalması, Galatasaray adına hep artı hanesine yazılan notlardı.

Morinho’nun, maç öncesi, Beşiktaş maçındaki hareketi için Semih’i tebrik etmesi şık bir hareketti.

Görevi hırsızları yakalamak olan polisin, “Alo babacım hırsız var” pankartını açanların peşine düşmesi ise tam bir zavallılıktı.

Taraftara gelince; Ali Sami Yen’den Arena’ya geçtikten sonra bir bocalamıştı Galatasaray taraftarı…

Koordinasyon sağlanamıyor; bir grup sadece bağırırken, bir grup galibiyet bağımlısı yeni kuşak taraftar kendi futbolcusunu yuhalamaktan geri durmuyordu.

Bunlar artık aşılıyor.

Taraftar, olması gerektiği gibi maçı yaşıyor.

Ne boş yere bağırıyor, ne de gereksiz reaksiyon gösteriyor Galatasaray taraftarı.

Mesela, ilk yarıda futbol adına bir ahlaksızlığa imza atan Terry üzerinde öyle bir baskı kurdular ki, onu Galatasaray’ın golünde hataya sevk eden faktör oldular.

Aurelien Chedjou’nun attığı golde Didier Drogba’nın rakip defansı peşine takıp seyahate çıkarması da kayda değer bir durumdu tabii…

Sonuç olarak, son 16’nın ilk maçında, sahasında 1-1 berabere kaldı Sarı-Kırmızılılar

Dezavantajlı olarak Londra’ya gidecekler.

Tıpkı geçen yıl Schalke karşısında olduğu gibi.

Ve tıpkı geçen yıl olduğu gibi henüz son söz söylenmedi.

Ne de olsa, Galatasaray bitti demeden hiçbir şeyin bitmeyeceğini artık tüm dünya öğrendi.

Not: Buraya kadar zahmet edip okuduysanız maçın mini fotoromanı, küçük notlarla hemen altta… Göz atmanızı öneririm…