İskender Baydar
30 Nisan 2015

Bİ SUS SERGEN HOCA

Bir yanda şampiyonluk yarışı, diğer yanda başkanlık seçimi, öte yanda Türkiye Kupası… Galatasaray kadar birden çok cephede mücadele edip her cephede zirveye tutunmayı başaran bir başka örnek yok şu anda Türkiye’de…

Bu kez kupa mesaisi için sahadaydı Galatasaray…

Hamza Hamzaoğlu hem kendi sesini hem taraftarın sesini sahaya yansıtmıştı.

Son lig maçında ilk 11’de sahaya sürdüğü için eleştirildiği Olcan ve Umut yine sahadaydı.

Yine son lig maçında yedekte tuttuğu için eleştiri oklarını üzerine çektiği Yasin ve Bruma da sahadaydı.

Ama maçın başında sahada olan takım rakip Sivasspor’du

Ve daha ilk 10 dakika dolmadan Cicinho’nun sağ kanattan ortası geldi.

Galatasaray’da bu sezon sık sık gördüğümüz savunma dağınıklığının bir yenisi yaşanınca, Utaka’nın önüne düşen topa düzgün vurması yetti takımını öne geçirmek için.

Sonrasında Galatasaray oyunu dengeleyip rakip kalede gol aramaya, Sivasspor kontra ataklarla etkili olmaya çalıştı.

Derken hiç beklenmeyen, “Olmaz” denilen bir şey oldu… Maçın 31’inci dakikasında, Sivas defansının uzaklaştıramadığı top Sabri’nin önünde kaldı. ‘Reyiz’, yürümek dışında pek de kullanmadığı sol ayağıyla köşeye öyle güzel yolladı ki topu, Sergen’e TV’lerde çalıştığı dönemde kendisi hakkında yaptığı tüm yorumları iadeli taahhütlü olarak iade etti.

Meğer Sabri’nin sağı süründürür solu öldürürmüş de bizim haberimiz olmamış bugüne kadar…

Neyse devam edelim…

Sergen daha bu golü tam olarak hazmedemeden bu kez yorumculuk günlerinde en sık eleştirdiği isimlerden olan Melo sahne aldı.

Sneijder’ın sol kanattan kullandığı korner sırasında, futbol ordinaryüsü, ekranların yaman yorumcusu, önüne gelen herkesi silkeleyip atan Sergen’in çalıştırdığı Sivas defansı amatör takımlarda görülmeyecek şekilde adam paylaşınca, Melo’ya sadece kafayı vurmak kaldı.

İkinci yarının başında Sivas biraz silkelendi. Hatta tek atakta Burhan ve Utaka ile inanılmaz iki de gol kaçırdı.

Yapıp yapacağı da bu kadardı çünkü Galatasaray açılmıştı bir kere… Umut’un düşürüldüğü pozisyonda topun başına geçen ‘Altın Portakal’ öyle bir vurdu ki, değil kaleci ve Da Costa, bütün Sivasspor defansı çizgiye dizilse o top çıkmazdı.

Sahi zamanında yorumcu Sergen, “Sneijder Türkiye’ye gelmez” demişti; geldi.

“Bir maçta asla üç gol atmaz” demişti, onu da yapmıştı.

Dünkü frikik golüyle, haddinden fazla konuşmayı alışkanlık haline getiren Sergen’in ağzını kapatacağını umardım ama bu gol bile Sergen’e yetmedi. Maçtan sonra saçma yorumlarına yenilerini eklemeyi başardı Sergen Yalçın…

Maçın skorunu, kaptığı mükemmel topla ceza sahasına giren ve yere indirilen Sabri sayesinde kazanılan penaltıyı Selçuk’un ağlara yollaması belirledi…

Rövanş maçında bir mucize yaşanmazsa “tarih tekerrür etti” de diyebiliriz aslında…

Galatasaray, 4-1’lik net bir skorla, bu yıl 53’üncü kez oynanan Türkiye Kupası’nda 21’inci finaline çıkacak büyük olasılıkla.

Geride kalan 20 finalin 15’inde sahadan kupayla ayrıldığını hatırlatmama gerek yok sanırım.

***

1 Mayıs İşçi Bayramı, hayatını boş boş konuşarak değil de emeğiyle kazanan herkese kutlu olsun.