İskender Baydar
12 Şubat 2014

BİR TAKIM DOĞUYOR

Türk futbolu adına çok çarpıcı bir geceydi aslında…

Hayır; ortada öyle ahım şahım bir futbol falan da yoktu.

Bir kanalda, sahaya çıkan 20’li yaşlarının başında futbolcularla geleceği inşa etmeye çalışan Galatasaray’ın maçı vardı…

Bir başka kanalda ise, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın katıldığı ve maalesef futbolda olmaması gereken her şeyin konuşulduğu bir haber programı vardı.

Bir yanda heyecan vardı, diğer yanda hezeyan…

Hezeyanla işimiz olamayacağına göre, biz heyecana gelelim.

Nasıl gelmeyelim ki!

Devre arasında kimi A2’den, kimi Türkiye içinden, kimi dünyanın farklı köşelerinden gelen 12 isim katıldı Galatasaray kadrosuna.

Yaş ortalaması sadece 21.7 olan 12 kişi.

En küçüğü 19, en büyüğü henüz 26’sını doldurmamış 12 kişi.

İsimlerini tek tek saymadan önce bir ustaya; 171 gün sonra sahalara dönen Hamit Altıntop’a ‘hoş geldin’ deyip sözümüze devam edelim:

Koray Günter vardı mesela, daha 20’sinde olan ama futboluyla çok daha büyük gösteren Almanya patentli defans oyuncusu.

Umut Gündoğan hem 24 yaşı, hem sahadaki performansıyla yenilerin en deneyimlileri arasındaydı.

20 yaşındaki Emre Can Coşkun, soğukkanlılığı ile tüm dikkatleri üzerine çekti.

Henüz 20 bile sayılamayacak Lucas Ontivero vardı ayrıca…

Genç yaşta bir futbol gezgini…

Real Madrid, Milan, Tottenham, Cenova alt yapılarından süzülüp Galatasaray’a gelen, yere hayli sağlam basan Arjantinli.

Oğuzhan Kayar, gelecek adına sahanın en ümit vaat eden isimlerindendi.

Adnan Polat döneminde Galatasaray camiasına katılan, bugüne kadar alt yaş gruplarında ve A2’de mücadele eden Berk İsmail Ünsal için Antalya maçının başka bir anlamı vardı.

Galatasaray A Takım formasıyla ilk kez bir maçta sahaya ilk 11 çıktı Berk.

Devre arası transferin son anlarında kiralık olarak kadroya katılan Arjantinli Guillermo Burdisso ise, savunmada güçlü, hücumda istekliydi.

Galatasaray’ın almak için en çok uğraş verdiği isimlerden olan Salih Dursun, ‘Servet Çetin fiziğinde bir Mustafa Sarp’ görüntüsü çiziyor şu an için.

Kuvvetli, savaşçı, arzulu ama aynı zamanda dağınık, kaba saba ve kontrolsüz.

Bu görüntüsüyle çok kart görmeye namzet bir isim havası veriyor Salih.

Dün sahada izleyemediğimiz Alex Telles, İzet Hajroviç, Veysel Sarı ve İbrahim Coşkun’u da bu listeye ekleyince ediyor size 12…

Bir 11’den bir fazlası.

Yepyeni bir takım.

Daha düne kadar birbirlerini tanımayan bu 12 ismin tam bir takıma dönüşmesi ise, mevcut kadroyla kaynaşmaları, ayak uyduranların daha çok forma şansı bulması, geride kalanların başka kariyerlere yönelmesi, yerlerine yeni isimlerin dahil olması ile mümkün olur ancak.

Başarılı da olunamayabilir.

Umutlar boşa da çıkabilir.

Ama devre arasında yapılan iş zihinsel bir devrimdir ve cesaret gerektirir.

Başta Başkan Ünal Aysal ve Teknik Direktör Roberto Mancini olmak üzere, emeği geçen herkesi tebrik etmek gerekir.