İskender Baydar
20 Ekim 2018

BU OYUN YETMEZ

Uluslar Ligi, Galatasaray gibi kadrosunda çok sayıda milli oyuncu bulunduran takımların yeni kâbusu haline geldi.

Jurgen Klopp’tan Fatih Terim’e çok sayıda teknik direktör bu durumdan şikayetçi…

Taraftar ise lig mücadelesine hasret kaldığı için herkesten daha fazla şikayetçi…

Mesela Galatasaray, Uluslar Ligi için verilen son arada tam 9 oyuncusunu milli takımlara yolladı…

Serdar Aziz ve Ömer Bayram, Türk Milli Takımı’na çağrılırken, Fernando Muslera Uruguay, Yuto Nagatomo Japonya, Garry Rodrigues Yeşil Burun Adaları, Sophian Feghouli Cezayir, Henry Onyekuru Nijerya, Younes Belhanda Fas, Martin Linnes de Norveç Milli Takımı kamplarına katıldı.

Sezon başı forvet transferi yapamayan Galatasaray, Emre Akbaba gibi ekstra skor üretme potansiyeline sahip olan kadrosundaki nadir isimlerden Onyekuru’yu son milli arada kaybetti.

Milli takımlardan dönen Serdar ve Feghouli ise daha maçın ilk 21 dakikasında oyuna havlu attı.

Fatih Terim, Fernando Reges’in de sakatlanması ile 3 oyuncu değiştirme hakkını ilk 41 dakikada kullanmaya mecbur kaldı.

Bu durum, Bursaspor karşısında sergilenen kötü oyunun sebebi olamaz ama çok sayıda milli oyuncusu bulunan takımları olumsuz etkilediği de kesin.

Ne de olsa şapkadan tavşan, sincap, güvercin çıkıyor da, fil çıkarmak her zaman mümkün olmuyor maalesef.

KENDİNİZE GELİN BEYLER!

Kolay kolay oyuncu asmayı, gelir-katkı hesabı yapmayı sevmiyorum ama şunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Futbolcular, yıllık kazançlarını 10 maaş üzerinden tahsil eder.

Yani yılda 3 milyon 850 bin Euro’ya oynayan Feghouli’nin hesabına 10 ay süreyle her aybaşı 385 bin Euro yatar…

Bu da yaklaşık 2,5 milyon Türk Lirası eder.

Bu kadar para kazanan bir insan kilo almaya, daha depar bile atmadan sakatlanmaya biraz utanır be kardeşim!!

Keza Sinan Gümüş… O da kilolu görünüyor ve yaş aldıkça fiziken gelişip tempo kazanacağına giderek yavaşlıyor.

Garry Rodrigues ise Akhisar karşısında penaltı kaçırdığından beri sahada varlık gösteremiyor; üstelik giderek daha da bencilleşiyor.

Bu sezon ikinci kez penaltı yaptıran Ozan Kabak’a gelecek olursak..

Henüz 18 yaşında.. Aldığı sorumluluğun farkında.. Kredisi değil bir maçla bir sezonla tükenmez Ozan’ın.. Çünkü henüz parayla değil ruhla oynuyor..

Ve taraftar Ozan kadar Yunus Akgün’ü de sahada görmek istiyor.

Şahsen bu haliyle Feghouli’ye katlanıp maç kazanacağıma Yunus ile kaybetmeye razıyım.

***

Hakemler ise bildiğiniz gibi.

Galatasaray aleyhine penaltı çalmak kolay da, Bursasporlu oyuncunun elle müdahale ettiği iddiası bulunan pozisyonda gidip VAR’a bakmak çok zor.

Zaten Ali Sami Yen’de vakit geçirmek de serbest.

Her aut ve korneri 1 dakikada kullanabilir, taç atışlarında en az 30 saniye geçirebilirsiniz.

Tüm bunlara göz yumup, 5 dakika uzattığınız maçı süre dolmadan bitirebilirsiniz.

Bizce de #YusufNamoğluİstifa

Gerçi o da yetmez ama bu aşamada ne desek bu bozuk düzen değişmez zaten.

ZOR GÜNLER YENİ BAŞLIYOR

Galatasaray adına kendi evinde 2 puan kaybedilen maçın ardından bir kazanımdan söz edilemez. Olsa olsa bu haftayı da lider kapatmış olmasını ve iç sahadaki yenilmezlik serisini 24 maça taşımasını kâr hanesine yazabiliriz sadece.

Ve şurası da kesin: Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig’de asıl zor dönem yeni başlıyor.

Galatasaray, Çarşamba gecesi sezona kötü başlayıp yavaş yavaş form tutan Schalke 04’ü ağırlayacak.

Ligde ise önce Malatya deplasmanına gidecek, ardından evinde Fenerbahçe’yi konuk edecek.

Galatasaray’ın olduğu her yerde umut vardır demekten vazgeçecek halimiz yok; şimdilik “Liderlik devam ediyor ama futbol alarm veriyor” diyerek yavaş yavaş bitirelim yazıyı.

İLK HEDEF SCHALKE MAÇI

Bursa maçında stattaki yerimizdeydik, Schalke maçı heyecanına ise bir aksilik olmazsa Batum’dan iştirak edeceğiz.

Kasaya girecek her Euro’nun altın değerinde olduğu bu süreçte umarım sahaya çıkan her futbolcu üzerine düşenin maksimumunu verir ve Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkma rüyası sıkıntıya girmez.