İskender Baydar
9 Nisan 2018

BU TAKIM ŞAMPİYON OLACAK

Her Galatasaray taraftarının yüreğindeki galibiyet inancına rağmen sonuca şaşırdığını söyleyebilen kaç kişi çıkar bu maçın ardından?

Her Galatasaraylı yarışın son düzlüğünde Galatasaray’ın bayrağı teslim etmeme geleneğine; genlerindeki bu birikime güvenerek Galatasaray’ın şampiyon olacağını düşünüyor da bunun kolay olacağına ihtimal veren bir Galatasaraylı var mı acaba?

Hiç kolay olmayacak, bunu görmek lazım…

Galatasaray’ın geçici bir yönetimle, devre arası transferi bile yapamadan mucizevi bir şekilde 20’inci şampiyonluğuna ulaştığı 2014-2015 sezonunu hatırlayalım…

Bitime 8 hafta kala Trabzonspor’a 2-1 yenilmişti takım; bu kez bitime 8 hafta kala 2-1 ile geçti Trabzonspor’u…

Son 7 haftada evinde Gaziantepspor’u 1-0, deplasmanda Akhisar Belediye’yi 2-0, evinde Konyaspor’u 1-0, deplasmanda; Muslera’nın mucizeler yarattığı maçta Mersin İdman Yurdu’nu 1-0, evinde Gençlerbirliği’ni 1-0’la geçmiş, yine evindeki Beşiktaş maçında 11’inci dakikada Yasin’in, 80’de Sneijder’ın golleriyle şampiyonluğunu ilan etmişti.

Rize deplasmanı formalite maçına dönüşmüştü. Gel gör ki son düzlükteki her maç ölüm kalım maçı tadında geçmişti.

Yine öyle bir final süreci bekliyor Galatasaray’ı…

2 puan önündeki Başakşehir ve 1 puan gerisindeki Beşiktaş ile evinde oynayacak.

Bu iki maçın arasında, en az Gençlerbirliği maçı kadar zorlu geçmesi muhtemel Alanyaspor deplasmanına gidecek.

Akhisar ve Göztepe deplasmanları ile kağıt üzerinde en kolay maç olarak görünen ama asla Başakşehir-Malatyaspor maçı kadar kolay geçmeyeceği kesin olan evindeki Malatya maçı dâhil her maç savaşması lâzım bu takımın.

Tıpkı Sivasspor ve Kasımpaşa maçlarında olduğu gibi Gençlerbirliği karşısında da bu enerjiyi ortaya koyamadı Sarı Kırmızılılar… Fernando dışında kalibresinin hakkını veren hiç kimse yoktu sahada.

Ümit Özat yönetimindeki Gençlerbirliği 1 puana razıydı, “Olur da bir gol atarsam mucize olur” tadında oynadı; istediğini de aldı.

Galatasaray topa yüzde 74 gibi ezici bir üstünlükle hâkim olsa da rakibinin 5 katı pas yapsa da net pozisyon yakalayan takım Gençlerbirliği’ydi… Uzatmalarda da arzuladığı mucizeye imza attı.

Hiç kimse can derdindeki Gençlerbirliği takımının oyuncularına kızmasın, varlarını yoklarını ortaya koydular ve hak ettiler.

Hakeme kızabilir Galatasaray taraftarı… Ama o da ülkemizin mevcut futbol ortamında kendisinden beklenen performansı sergiledi sadece.

Mariano’ya sarı kart çıkana kadar kart çıkması gereken en az 3 Gençlerbirliği oyuncusu vardı; çıkartmadı.

Son çeyrekte, maç 0-0 giderken Gomis’in kündeyle indirilmesine çok rahat penaltı verebilirdi, vermedi.

Ama vermeyeceğini de biliyordu ülkenin futbol iklimini kavrayan her Galatasaraylı…

Düşünün; yılın spor adamının Aziz Yıldırım olduğu bir ülkede yaşıyoruz, hiçbir şeye şaşırmamak lazım.

Son biz söz de yönetime: Kasaba politikacıları gibi fotoğraf çektirme işlerini bırakın da, yedi düvelle savaşan Fatih Terim ve ekibine destek verin. Artık tüm Türkiye sizleri tanıyor; bırakın iki fotoğraf eksik olsun ama Galatasaray şampiyon olsun… Ancak o zaman tarihe geçersiniz ve sonsuza kadar hatırlanırsınız.

Eleştirilince kızıyorsunuz biliyorum; bunu sadece bir dost tavsiyesi olarak alın lütfen…

Bugüne kadar üzerine düşeni fazlasıyla yapan, idmanı bile rakiplerinin maçından daha büyük kalabalıklarla izleyen; hiçbir deplasmanda takımını yalnız bırakmayan taraftara gelince: Onlara sadece alkış tutulur ve “Son 6 maç, herkes teslim olsa da siz olmayın” denilebilir.

Çünkü en büyük olmak bunu gerektirir.

Amaç belli:

#Hedef21 #Kaldı6

Mücadeleye devam.