İskender Baydar
29 Aralık 2017

BURASI GALATASARAY!

Ve listeler açıklandı…

Girişe biraz “And the Oscar goes to” havası kattım ki yazıya heyecan gelsin.

Yoksa listelerde heyecan verecek bir isim yok.

***

Dursun Özbek’in listesi istifa eden ve listede yer almak istemeyen veya yer bulamayan isimlerin yerine, zaten bu yönetimle aynı listelerde yer alan alt kurullar ile Sportif A.Ş.’den kaydırma yoluyla oluşturulmuş vaziyette.

Mevcut konjonktürde Başkan Özbek’in favori olduğu düşünülürse insanın aklına şu soru geliyor: “Madem yönetime Galatasaraylıları heyecanlandıracak, umutlandıracak yeni isimler alınmayacaktı niye durduk yere seçime gidildi?”

Maalesef bende bu sorunun mantıklı bir cevabı yok, mantıklı bir cevap verebilecek birinin çıkacağını da sanmıyorum.

***

Gelelim Mustafa Cengiz’in listesine…

Açıkçası iki buçuk yıldır uzatılan her mikrofona konuşan, bırakın gazeteleri, adı sanı duyulmamış internet sitelerinden gelen tüm röportaj taleplerini bile kabul eden en popüler iki muhalif isim bu seçimde de ortaya çıkamadı.

Biri sırra kadem bastı, diğeri topu Duygun Yarsuvat’ın kucağına bırakmaya kalktı.

Kararlılıkla adaylığını açıklayan, açıklamakla kalmayıp kısa zamanda hiç de fena sayılmayacak bir liste oluşturan Mustafa Cengiz, büyük ihtimalle seçimi kazanamayacak olsa da büyük prestij kazandı.

Söz söylemekle kalmayıp sözünün arkasında duran Cengiz’i tebrik ediyorum.

***

Dursun Özbek yönetiminde yer alıp bu seçimde affını isteyen ve dünkü yazıda söz ettiğim ( Yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.iskenderbaydar.com/tesekkurler-2/ ) isimler dışında sadece Alper Narman, yeni listede kendine yer bulamadı.

Başkanın locasına bozuk para atan taraftarlara tepki göstermesinin bunda etkisi olduğunu düşünmüyorum. Şayet taraftar tepkisi umursanıyor olsaydı Narman’a gelene kadar listeye girmemesi gereken başkaları vardı.

Narman’ın tarzını eleştirmek mümkün ama yaptıkları için aynı şeyi söyleyemezsiniz.

Önce bir Galatasaraylı olarak kendisine teşekkür edip Alper Narman’ın son iki buçuk yılda kulüpte yaptığı görevleri özetleyeyim:

Bir kere kulübe en fazla mesai harcayan iki-üç isimden biriydi.

Türkiye genelindeki Taraftar Dernekleri ona bağlıydı ve yıllar sonra ilk kez bir kurallar bütününe bağlanmıştı.

Spor okulları da Narman’a bağlıydı ve yine yıllar sonra kulüp için kâr üretir hale gelmişti.

Eskiden Galatasaray Spor Kulübü Spor Okulları’na kayıt yaptıran bir çocuk tüm malzemeleri tek bir adresten almaya mecburdu ve her ne hikmetse o adres kulübün resmi mağazası değildi.

Belli ki geçmişte birileri tarafından yine birilerine kıyak geçilmişti.

Bu duruma Alper Narman son verdi ve tüm öğrenciler parasını ödeyip kulübün resmi ürünlerini kullanmaya başladı.

Takımın seyahat organizasyonu ile uzun bir dönem stat işletme de Alper Narman’a bağlıydı. Bu dönemde hiçbir üyenin ya da eski yönetim kurulu üyesinin ücretsiz otopark kartı talebi kabul edilmedi. İsteyen ancak parasını bastırıp alabildi.

Parasını ödemeden maça eşini, dostunu, misafirini getirme devri de aynı dönemde sona erdi.

Tüm bunları alt alta sıralayınca Alper Narman’ın yönetime alınmama nedenini hemen anlıyor insan…

Ne de olsa burası Galatasaray, burada hiçbir başarı cezasız kalmaz.

***

Yeni yıla kadar yazı yazmam diyordum, yine yazdım ama söz bu son…

Herkese Sarı Kırmızı mutluluklarla dolu bir yıl dilerim.