İskender Baydar
19 Nisan 2014

ÇARE GALATASARAY

Zor bir yazı… Evinde 4-0 kaybettiğin bir maçtan sonra ne yazsan zor zaten…

Ama dünü ya da günü değil yarınları kurtarmak adına inadına yazmak ve inadına okumak lazım.

İlk hatayı Mancini yaptı; bu çok net.

Bursa deplasmanında iyi oynamış, bu sezon hiç olmadığı kadar kenetlenmiş bir Galatasaray takımı vardı sahada…

Cezalı Burak’ın yerine Umut’u ilk 11’e koyup Kasımpaşa maçına çıkabilirdi…

Eğer Umut’a güvenmiyorsa Mancini, genç Berk İsmail Ünsal’ı bile tercih edebilirdi.

İnanın Kasımpaşa maçında da oyun kalitesi ve sonuç çok değişmezdi.

Ama öyle yapmadı.

Bursa 11’inde yer alan Veysel, Alex ve Yekta’yı yedek soyundurdu

Bu yetmezmiş gibi Bursa maçının tartışmasız en iyi ismi Sabri’yi sağda değil solda oynattı…

Sezon başından beri kafasına göre takılan Eboue’ye forma verdi.

Daha maçın ilk dakikalarında Kasımpaşa’nın mevcut Galatasaray defans kurgusu karşısında çok rahat fırsat bulacağı belli oldu.

Gerçi Cüneyt Çakır, buna bile fırsat vermedi.

Semih’e yapılan faulü es geçip, Hakan’ın yaptığı penaltıyı çaldı…

Hakan’a kart tercihini sarıdan yana kullanabilecekken direkt kırmızıyı çıkardı.

Ve zaten bu Galatasaray karşısında kazanması muhtemel Kasımpaşa’nın işini iyice kolaylaştırdı.

10 kişi kalan bir takımın rakibine direnç gösterebilmesi için iyi bir takım olması gerekiyordu… Ki Galatasaray’ın sezon başından beri pek başaramadığı şey de tam olarak buydu: Takım olmak!

Mancini’nin yanlış oyuncu değişiklikleri, skor 3-0 aleyhineyken kağıtla saha içine taktik yollamasıyla birlikte felaket senaryosu tamamlandı…

Galatasaray, sahasındaki en ağır yenilgilerinden birini aldı.

Tamam; Mancini suçlu.

Tamam; adı eyyamcıya çıkmış Cüneyt Çakır suçlu.

Bir türlü takım olamayan futbolcular da suçlu…

Peki ya yönetim?

Türkiye’de futbolun sadece sahada oynanmadığını öğrenemeyen yönetim hiç mi suçlu değil?

Yönetim değişikliği ve Terim’le yolların ayrılmasından sonra Florya’da oluşan boşluğu dolduramayanlar suçlu değil mi?

Galatasaray Çarşamba günü Türkiye Kupası’nda Bursa deplasmanında mücadele etmişken, lig maçını neden cumartesi oynadığının hesabını federasyona soramayanlar suçlu değil mi?

Sezona girerken transfer yapılmamasından, devre arasında yapılan hiçbir transferin sahada yer almamasından sorumlu değil mi yönetim?

Kaldı ki bu federasyonun kuruluş amacı belliyken; bundan önceki federasyonun çabaları ortadayken sadece hoca ve futbolculara yüklenmek ne kadar doğru?

Playoff Galatasaray şampiyon olamasın diye getirilmedi mi iki sezon önce?

Geçen sezon Mersin ve Ordu maçlarında, Galatasaray’ı durdurmak adına devreye sokulan hakemlerin oyunu hırsla ve inançla aşılmadı mı?

Galatasaray’ın Avrupa kupalarından men edilen rakipleriyle arayı açmaması için seferber olmadı mı herkes?

Mancini hatalı, evet…

Takımı iyi kuramadığı, camiayı tanıyamadığı, Galatasaray’ın büyüklüğünü kavrayamadığı için…

Hatta kalmasının da bir anlamı yok artık çünkü kavrayamayacağı çok açık.

Futbolcular hatalı, evet…

Direnmek için kenetlenmek yerine birbirlerine düştükleri, takım olmayı başaramadıkları için…

Yönetim de hatalı kesinlikle…

Önüne çıkartılan engelleri aşacak tedbirleri alamadığı, kurulan tuzaklara düştüğü için…

Çaresi var mı bu hataların?

İlk çare, yapılan hataları fark etmek.

İkinci çare, Galatasaray camiasının büyüklüğünü kavramak.

Ve üçüncü olarak: Çare Galatasaray…

DİP NOT: Maçtan kareler yok bugün. Tüm kareler stadı dolduran muhteşem taraftara, yani sarı-kırmızılı kadınlara ve o güzel çocuklara ait…