İskender Baydar
11 Aralık 2014

DERSİMİZ ALT YAPI

Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde 1 puanla grup sonuncusu olarak elendi ya, bu konu arşive kaldırılır, başarısızlığın nedenleri falan pek tartışılmaz bizde…

Oysa başarının temel anahtarı, yapılan hatalardan ders çıkarmak ve bir daha tekrar etmemektir.

Dolayısıyla neden başarısız olunduğunu etraflıca konuşmak zorundayız…

Ders çıkarma konusunda da düştüğümüz grup bakımından hayli şanslıyız aslında…

Çünkü çözüm orada gizli…

Malum; bir süre önce Volkan Yılmaz, “Dortmund Nasıl Başardı” diyerek http://www.iskenderbaydar.com/dortmund-mucizesi/ adresinden ulaşabileceğiniz yazısında kaleme almıştı Bundesliga temsilcisinin öyküsünü… Kulübün nasıl iflastan en kârlı kulüpler arasına yükseldiğini, alt yapıya verdiği önemi etraflıca anlatmıştı.

Anderlecht’in durumu zaten ortada…

Yaş ortalaması 23’ün altında genç, hızlı, güçlü, düşük maliyetli bir oyuncu kadrosuyla, Galatasaray, Arsenal, Dortmund deplasmanlarından beraberlik çıkarma başarısını göstererek, toplam 6 puanla Avrupa Ligi biletini aldı Belçika takımı…

Gelelim Arsenal’e…

1886’da kurulan kulübün, aradan geçen 128 yılda sadece 23 hocayla çalışmış olması önemli bir istikrar göstergesi; onu başta belirtelim.

İngiltere temsilcisi, 1996 yılında göreve getirilen Arsene Wenger ile tam 18 yıldır alt yapıya dayanan bir model izliyor.

Wenger sistemi özetle şöyle işliyor:

Dünyanın birçok ülkesinde görev yapan Arsenal gözlemcileri yaşı 18’i aşmamış,  tercihen 14-16 yaş arasındakileri Arsenal alt yapısına kazandırıyor.

Genç oyuncuların, Arsenal Futbol Akademisi’nde, Wenger’in hazırladığı sistem çerçevesinde yeteneklerini geliştirmesi sağlanıyor.

Oyuncular çok genç yaşta A takımla birlikte sahaya çıkarak üst düzey maçlarda görev alıyor ve tecrübe kazanıyor.

Hatırlarsanız, Galatasaray karşısında mücadele eden Arsenal’in kalecisi Wojciech Szczesny 24 yaşında, ilk 11’de yer alan Calum Chambers 19, Hector Bellerin 19, Alex Oxlade-Chamberlain 21, Aaron Ramsey 23, Joel Campbell 22, Yaya Sanogo 21 yaşındaydı…

İkinci yarının başında oyuna giren Ashley Maitland-Niles ile Gedion Zelalem henüz 17’sinde bile değillerdi.

Arsenal’in UEFA listesinde A ve B takım olarak ismi yer alan 45 futbolcusundan 25’i, 22 yaş ve altında zaten…

Biraz daha detaya inecek olursak;

18 yaşındaki forvet oyuncusu Chuba Akpom, 10 metreyi 1.56 saniyede geçerek bu alandaki rekorun sahibi…

Bir diğer rekor ise, Barcelona altyapısından yetişerek Arsenal’e imza atan sağ bek Hector Bellerin’e ait. Bellerin, 40 metreyi 4.42 saniyede kat etti.

Arsenal sisteminin en tartışılan yanı, Arsenal’in çok sayıda oyuncu yetiştirmesine rağmen uzun zamandır kupa kaldıramaması…

En iyi yanı ise, Arsenal’in son 20 yıldır İngiltere’nin en kârlı kulübü olması ve dünya zengin takımlar liginin de en üst basamaklarında yer alması.

Son yıllarda kupa kazanamamasına rağmen, stadında yüzde 99’a ulaşan bir doluluk oranı yakalaması da bir diğer başarısı kulübün…

Arsenal A Takım kadrosunda bulunan oyuncuların yüzde 32,3’ü kendi alt yapısından…

Bu oranla İngiltere’de birinci, Avrupa’daki 31 ülke liginde yer alan tüm takımlar arasında da 10’uncu sırada.

Bu 31 ligde mücadele eden futbolcular arasında, Arsenal alt yapısından çıkan oyuncu sayısı ise 36… Arsenal bu konuda da en iyiler arasında yer alıyor.

Türkiye’de, alt yapıdan gelen oyuncu sayısı açısından en iyi durumdaki takımlar Beşiktaş ve Gençlerbirliği…

Ancak, Türkiye Süper Ligi’nin genel durumu tam bir facia. Süper Lig’de mücadele eden kulüplerdeki futbolcuların ise yalnızca yüzde 9,1’i o kulüpte yetişmiş durumda…

Türkiye bu oranla 31 ülke arasında 30’uncu sırada…

Özetleyecek olursak, bu tabloyu değiştiremediğimiz sürece kulüplerimiz borç batağından kurtulamaz, saman alevi gibi parlayan anlık zaferler dışında uluslararası arenada başarı yakalayamaz.

Haydi, kalın sağlıcakla…