İskender Baydar
26 Eylül 2014

DEVRİM ŞART

Bugünlerde Galatasaray’ın 25 Ekim’deki kritik seçimi üzerine yüzlerce, binlerce yazı, yorum, tweet falan okuyacaksınız.

Ama iddia ediyorum, birazdan okuyacaklarınızı sadece burada bulacaksınız.

Bugün Galatasaray’ın 10 binin çok çok az üzerinde yaşayan üyesi var.

Bunların ancak 6 bin küsuru aidatını yatırıp oy kullanma, aday olma vasfına sahip.

Son yıllarda yapılan tüm anketlerde, açık ara en çok taraftara sahip kulüp olan Galatasaray’ın kaderini, aralarında benim de bulunduğum bu 6 bin küsur kişi belirleyecek.

Tabii söz konusu üyelerin ne kadarının bir Pazar gününü ayırıp seçime gideceği de meçhul.

En az 25 milyonluk bir camiayı temsil eden 6 bin küsur kişi zaten başlı başına vahim bir rakam.

Ama daha da vahimi var.

Galatasaray’da son 45 yılda yönetime girmek için aday olan tekil insan sayısı sadece 312.

Bunlardan 186 tanesi sadece bir kez girmiş bu yarışa…

Kazanmış ya da kazanamamış bilemiyorum; ama sonrasında bir daha aday olmadıklarını biliyorum.

126 isim 2 defa; 67 isim ise 3 veya daha fazla kez yönetimlerde ama başkan, ama yönetici olarak görev almış veya yönetime aday olmuş.

Son 45 yıl içinde Galatasaray’ı ısrarla yönetmeye talip olan veya yöneten insan sayısı sadece ve sadece 67…

Oysa 25 milyonluk bir camia içinde Galatasaray’a üye olmayı hak eden de, Galatasaray’ı yönetmeye layık olan da on binlerce isim var.

Eğer bu isimleri Galatasaray’ın kurumsal yapısına dahil edemiyorsak bu çok ciddi bir sorun.

Sevgili dostum Bilgin Gökberk sık sık “BizanGS” diye yazılar yazar Galatasaray Liselileri eleştiren.

Haklı olduğu yanlar da var, o keyifli kalemiyle abarttığı kısımlar da…

Birincisi şu; Galatasaray Lisesi bu kulübün kurucusu…

Galatasaray’ın vizyon olarak Türkiye’nin genelinden sıyrılmasında bunun çok ama çok önemli bir rolü var.

Olmaya da devam edecek.

Ama Galatasaray artık Galatasaray Lisesi’ne sığamayacak kadar büyük; bunu da görmemiz lazım.

Daha büyük bir Galatasaray için, daha güçlü bir Galatasaray için, kalbi “Galatasaray, Galatasaray” diye çarpanlar için kulübün bariyerlerini indirmeliyiz.

Büyümeliyiz…

Unutmayın; Türkiye’dir Galatasaray…

Türkiye’nin aydınlık yarınlarıdır Galatasaray.

Ve daha büyük bir Galatasaray, Türkiye’nin lehinedir.