İskender Baydar
28 Ağustos 2014

EFSANENİ YARAT

Çok şey söylenebilir de, çok uzatmadan anlatmaya çalışacağım.

Lassa En Sağlam Defans Oyuncusu Töreni vardı Esma Sultan Yalısı’nda…

Konuk, Milan’ın ve İtalyan Milli Takımı’nın efsane ismi Franco Baresi’ydi.

‘Futbolu seviyorum’ diyenlerin kariyerine burun kıvıramayacağı bir isim Baresi…

8 Mayıs 1960 doğumlu…

1977 ile 1997 yılları arasında tam 20 yıl formasını giydiği ve 15 yıl kaptanlığını yaptığı AC Milan’da 531 resmi maça çıktı.

Oynadığı dönem AC Milan tarihinin en başarılı dönemini yaşadı.

Milan forması ile 6 kez Serie A şampiyonluğu, 3 kez de Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı kazandı.

Milan’ın 1991-92 sezonunda yenilgisiz şampiyon olmasında ve 58 maç yenilgisizlik rekorunda önemli pay sahibi oldu.

1982-1994 yılları arasında 81 kez İtalyan Milli formasını giydi.

İlk olarak 1982 yılında FIFA Dünya Kupası’na gitti ancak oynayamadı.  Kadrosunda bulunduğu İtalya ise o yıl Dünya Şampiyonluğu’nu kazandı.

1990 Dünya Kupası finallerinde ise FIFA Dünya Kupası All-Star Kadrosu’na seçildi.

İtalya Milli Takımı’nın kaptanı olduğu 1994 Dünya Kupası finalinde Brezilya’ya penaltılarla finalde kaybederek kariyerinin sonlarında Dünya ikinciliğiyle yetinmek zorunda kaldı.

Franco Baresi’nin kardeşi Giuseppe Baresi de futbolcuydu ve Milan’ın ezeli rakibi Inter’de oynadı.

Franco Baresi’nin hikâyesi size bir yerlerden tanıdık geldi değil mi?

Kesintisiz 20 yıl aynı takımın formasını giyen, sayısız başarıya imza atan bizden bir isim de var aslında.

24 Kasım 1968 doğumlu.

Adı Bülent Korkmaz…

1985 ile 2005 yılları arasında kesintisiz 20 yıl Galatasaray formasını giydi.

Alt yapıyı saymıyorum bu arada…

8 Süper Lig şampiyonluğu, 6 Türkiye Kupası, 5 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 2 Başbakanlık Kupası sevinci yaşadı Sarı Kırmızılı formayla…

Avrupa’da UEFA Kupası ve Süper Kupa sevinci yaşadı.

2002 FIFA Dünya Kupası’nda Türk Milli Takımı ile üçüncü oldu.

2003 FIFA Konfederasyonlar Kupası’nda da üçüncülük madalyasına ulaştı.

A Milli Takım’da 100’üncü kez milli olan ilk futbolcu unvanını kazandı.

102 maç ile Avrupa kupalarında en çok maç yapan Türk futbolcu oldu.

Ve Bülent Korkmaz’ın kardeşi Mert Korkmaz da futbolcuydu.

Gelelim sadede…

Her ülke futbolu, spor medyası kendi yıldızını yaratır ve pazarlar.

Bu, o ülkenin uluslararası arenadaki gücüyle, etkisiyle direkt orantılıdır.

Eğer, Türkiye’nin En Sağlam Defans Oyuncusu Töreni için Franco Baresi ismi akla geliyorsa, bu İtalyan futbolunun gücüdür.

Benzer bir ödül için, bir başka ülkede Bülent Korkmaz’ın adı akla gelmiyorsa bu Türk futbolunun zayıflığıdır…

Bunu değiştirmenin tek yolu da, birbirimizi paçamızdan aşağı çekmek yerine, birbirimizi yarışarak geçebilmekte, ortaya bir vizyon ve hedef koyabilmektedir.

Bunu yapabilir miyiz sizce?

Bence mevcut tabloya; Türk futboluna hâkim zihniyete bakınca işimiz çok zor…

***

Bu arada Lassa ve Lig Tv işbirliğiyle yılın en iyi defans oyuncuları seçilen Semih Kaya, Egemen Korkmaz, Mustafa Yumlu ve Bekir İrtegün’ü tebrik ediyorum…

Bir iletişimci olarak tüm futbolculara yol yakınken kariyerlerinin sonunu planlamalarını öneriyorum.

Yazıya, Galatasaray taraftarı henüz “Mayıslar bizimdir” demeden çok önce, 28 Nisan 2002’de Galatasaray’ın Kocaelispor’u 2-0 yenerek şampiyonluğunu ilan ettiği günün hatırası ile veda ediyorum.

Niye mi o gün?

Çünkü o maçtan sonra Bülent Korkmaz’ın maç forması bana gelmişti.

Hâlâ saklıyorum…