İskender Baydar
27 Nisan 2014

HESAP ZAMANI

Geçen hafta Kasımpaşa maçı, bu hafta Elazığ maçı…

Sanki hakemlere “İşi ilk dakikalarda bitirin” talimatı verilmiş gibi…

Kasımpaşa maçında, maçın daha ilk dakikalarında Semih’e yapılan faulü es geçen, ardından gelen Hakan Balta’nın hareketine penaltı çalan ve takdir hakkını sarı yerine kırmızı karttan yana kullanan bir hakem…

Elazığspor maçında, maçın daha hemen başında, Izet Hajrovic’e yapılan yüzde 100 penaltıyı ve Elazığ kalecisine vermesi gereken kartı es geçen bir başka hakem.

Tamam; Galatasaray bu sezon şampiyon olamadı… Ama sanki Galatasaray’ı şampiyon yapmamak için uğraşan siyasi ve idari güçler, ikinci olamasın diye de elinden geleni ardına koymuyor.

Bu bir gerçek ama biz bunlara sığınacak değiliz çünkü bu sezonki Galatasaray’ın şampiyonluğu hak etmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Dün son 20 dakikayı 10 kişi oynayan Elazığ karşısında sergilenen oyun bile bunu söylememiz için yeterli aslında.

Bir önceki, hatta ondan önceki sezonda da benzer tuzakları aşarak şampiyon olmuştu Galatasaray…

Yine aynı siyasi otorite vardı sahnede; yine aynı federasyon işin başındaydı…

Galatasaray saha içinde ve saha dışında bunu aşabilecek bir kararlılık koymuştu ortaya.

Oysa bu sezon dağıldı.

Hatta darmadağın oldu.

Galatasaray şampiyon olamasın diye dışarıdan uğraşanlar kadar içeriden uğraşanlar oldu.

İşte tam da bu nedenle şampiyon olan Fenerbahçe’yi tebrik etmeli mi, etmemeli mi tartışması yapmak yerine, dönüp kendine bakmalı Galatasaraylı.

“Biz niye dağıldık?” demeli…

“Biz nerede hata yaptık?” demeli…

“Nasıl toparlanırız?” demeli…

Her sezon şampiyon olamazsın…

Ama neden şampiyon olamadığını sorgulayamazsan; sorumluları tespit edip ayıklayamazsan bir daha kolay kolay zirvede yer alamazsın.