İskender Baydar
6 Nisan 2014

‘WE FUCKING PLAYED…’

Yine bir derbi günü, yine her iki taraf için tarifsiz heyecanlar günü.

Evet; bu ne ilk maç iki takım arasında, ne de son…

Ama her derbi gibi kendine özgü hikâyesi olan bir maç.

Bakmayın geçmişte 376 maç oynandığına…

O maçların 143’ünü Fenerbahçe’nin, 120’sini Galatasaray’ın kazandığına, 113’ünün de berabere bittiğine…

İstatistikler ilk düdük çalana kadar geçerlidir…

Son düdük çaldığında da bir takımın hanesine sadece yeni bir çentik eklenir.

Aslolan o iki düdük arasındaki 90 dakikadır.

Benzersiz olan, geride kalan hiçbir maçla kıyaslanamayacak olan son 90 dakikadır.

Bir sonraki ezeli rekabet randevusuna kadar hatırlanacak olan da odur.

Düşünün; eğer oynarsa bu Drogbalı son derbi olabilir Galatasaray cephesi açısından… Ya da çokça yazıldığı gibi Caner yurt dışına transfer olursa, bu onun kariyerindeki son Galatasaray derbisi olabilir.

Maçtan önce Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, tüm futbolculardan birer Metin Oktay olmalarını istemiş sahada…

Metin Oktay özeldir.

Metin Oktay tektir.

Galatasaray için sevdiği kadını terk etmiş, Fenerbahçe daha çok para teklif etmesine rağmen sevdiği renkleri terk etmemiştir.

Benim daha makûl bir beklentim var Galatasaraylı futbolculardan:

“Sahada Elmander olun yeter…”

Çünkü Metin Oktay gibi doğuştan Galatasaraylı olmayabilirsiniz, sadece profesyonel olarak bu renklere hizmet ediyor da olabilirsiniz.

Ama içinizdeki amatör ruhu kaybetmediyseniz, büyük Galatasaray taraftarının sevgisinin karşılığını vermeniz gerektiğine yürekten inanıyorsanız, Galatasaray tarihine “Adam gibi adam” olarak geçen Elmander gibi olabilirsiniz sahada…

Ve eğer siz Elmander olursanız, yenseniz de yenilseniz de ayakta alkışlar sizi bu taraftar.

Ve eğer Elmander’in playyoff’lu sezonun son düdüğünden söylediği gibi “We fucking played great the whole season” diyebilmek istiyorsanız maçtan sonra, buyrun saha sizin…