İskender Baydar
22 Ocak 2015

ERKEN UYARI

Basketbol maçıyla başlayıp futbol maçıyla devam eden bir geceydi Galatasaraylılar için…

Gözlerden uzakta oynanan CEV Volleyball Cup Çeyrek Final maçında, deplasmanda 3-2 yenildiği Polonyalı rakibini 3-0’la geçen Galatasaray Daikin kadın voleybol takımının galibiyeti hariç, parlak bir gece olmadı Sarı Kırmızılı camia açısından…

Önce basketbol…

Abdi İpekçi’deki 3’üncü ve son seyircisiz maçta 2’nci yenilgisini aldı Galatasaray… Hem de Belgrad’da, 20 bini aşkın öfkeli Kızılyıldız taraftarının önünden büyük bir zaferle dönüşünün hemen ertesinde…

Hafta başında primlerini alamadıkları gerekçesiyle idmana çıkmamışlar; açıklanan sebeplere göre Ender Arslan’ı bağırsak enfeksiyonu, Carlos Arroyo’yu ise zehirlenme sebebiyle maç öncesinde kaybetmişlerdi.

İlk 3 periyod iyi mücadele ettiler ama son periyodda yorgunluğa, moralsizliğe teslim olup 10 fark yediler.

O maç sürerken Türkiye Kupası’ndaki Galatasaray-Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor karşılaşmasının ilk düdüğü çaldı.

Açıkçası sahada başta Sinan Gümüş olmak üzere, gelecek vaat eden isimleri ve nispeten daha az forma şansı bulanları görmeyi dilerdim.

Hele hele basketbolcuların primleri bile ödenemezken, maç başına 20-25 bin Euro’ya oynayan isimlerle sahaya çıkmak, ilk 3 maçta 9 puan alınmışken çok da anlamlı değildi Galatasaray açısından…

Kaldı ki gençlerle çıkılsa en kötü böyle bir skorla ayrılırdı takım sahadan…

Çok fazla ayrıntıya girmeden birkaç küçük not aktaracağım maça dair:

Sinan Bolat alındığında iyi bir yedek olacağına inanıyordum; güzel goller yiyen, hatta neredeyse kaleyi tutan her topu içeri alan pahalı bir yedek oldu.

Olcan Adın transfer edildiğinde, ortalarıyla forveti coşturacağını, skora katkısıyla Galatasaray’ı rahatlatacağını düşünüyordum; “Sen Olcan da biz göreceğiz” noktasına geldim.

“Takım bulabilirsen git” denilen Yekta Kurtuluş’un sahada olmasının da bir mantığı yoktu doğrusu.

Galatasaray kariyerinde 150’nci resmi maçına çıkan Selçuk İnan, bu maça kadar 31 gol atmış, 41 asist yapmıştı.

Hakem Volkan Bayarslan, Selçuk’un attığı 32’nci golü resmen yedi.

Hadi “Gol değil” diyelim, o zaman da penaltı ve kırmızı kartı vermedi…

Aynı hakem, ikinci yarıda da, rakibin topa dokunamadığı bir pozisyonda Selçuk’un düşürülmesini yine pas geçti.

Unutmadan ekleyeyim; hakem hataları Diyarbakırlı oyuncuların sahadaki mücadelesini gölgelememeli… Yapmaları gereken her şeyi, kapasitelerinin maksimumunu vererek yaptı Diyarbakır Belediye…

Gelelim sadede…

Bu maç ikinci yarı öncesinde çok ciddi bir uyarı Galatasaray takımına, hocasına, taraftarına ve yönetimine…

Birincisi: Konsantre olmadığın bir maçı kazanamazsın…

İkincisi: Kadronda 40 futbolcu olmasının hiçbir önemi yok…  Aynı anda Burak, Semih, Koray, Chedjou gibi 4 isim gittiğinde yerlerini doldurabilecek bir kadro derinliğin yoksa bir hiçsin…

Üçüncüsü: Bu sezon hakemlerin çizgisi belli; onları da yenmek zorundasın.

Dördüncüsü: Her fırsatta yuhalanan Burak Yılmaz’a sahip çıkmalısın.

Beşincisi: İyi yönetici her fotoğraf karesine giren değil, ihtiyaç halinde devreye girmeyi bilendir.

Haydi kalın sağlıcakla…