İskender Baydar
22 Ocak 2018

FARKI FARK ETTİ HERKES

Galatasaray adına bu haftayı tek bir cümleyle değerlendirecek olsak, rahatlıkla “Hem sandıkta hem sahada üzerindeki ölü toprağından kurtuldu” ifadesini kullanabiliriz.

Çünkü söz konusu olan spor kulübü yönetmek ve takım sporlarında başarıya ulaşmaksa sadece iyi niyetli olmak ya da çok çalışmak yetmiyor; insanın ilk önce tüm yüreğiyle hissetmesi gerekiyor.

Hele Galatasaray gibi büyük bir camiada; en zor şartlar altında bile zaferlere inanmış, o zaferleri elde etmiş bir camiada aksi yönde bir tavır, bir tutum ne olursa olsun olumlu sonuç vermiyor.

Pazar akşamı Kayseri’ye inen Galatasaray Futbol Takımı’nı karşılayan taraftarda bu inanç vardı.

Teknik heyette vardı.

Fatih Terim’in sahaya sürdüğü kadroda vardı.

Ve Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu’nun locasında yerini alan 37’nci Başkan Mustafa Cengiz ve Yönetim Kurulu üyelerinde vardı.

Umarım bu inanç başladığı gibi gider ve Mayıs’ta şampiyonlukla mutlu sona erer.

***

Gelelim maça…

Kayseri ligde sadece 3 kez kaybetmiş, en az yenilen takımlardan biri… Ligin kalesinde en az gol gören 3 takımından biri… 17’inci haftadaki Malatya maçı hariç sahasında yenilgi yüzü görmemiş bir takım…

İşte böyle bir rakibe karşı, deplasmanda son 4 maçını kaybetmiş bir takım olarak sahaya çıktı Galatasaray.

Ve daha ilk dakikadan itibaren bambaşka bir Galatasaray izledi taraftarlar…

Takımın omurgası denilebilecek Maicon, Fernando ve Gomis’ten yoksun, en pahalı transferi Belhanda’yı da kulübede oturtan Galatasaray, Kayseri’yi sahadan sildi adeta…

Selçuk’un pası, Eren’in topukla Yasin’e aktarması, onun beklemeden Rodrigues’e açması ve gelen ortaya yine Eren’in yetişip topu 90’a asması ile henüz 13’üncü dakikada, deplasmanda 1-0’ı yakaladı Galatasaray.

Hemen ardından, 19’uncu dakikada, Selçuk’un Feghouli’yi görmesi, onun içeri kat edip topu yerden kesmesi ve bir kez daha Eren’in şutuyla skor 2-0 oldu.

Ceza sahasının önüne sağa Denayer’i, sola Serdar’ı, önlerine N’diaye’yi koyan Fatih Terim, Mariano ve Latovlevici’yi daha çok ön alanda kullanarak; Eren ve Feghouli, hemen peşlerinden de Selçuk ile kaptırılan tüm toplara basarak Kayseri’ye yaşam alanı bile bırakmadı ilk 40 dakikada.

Ancak o dakikadan sonra Galatasaraylı oyuncularda yorgunluk baş gösterdi.

Yere düştüğünde bile cool bir duruş sergilemeyi başaran Sumudica’nın devre arasındaki taktiksel değişikliği sonucunda ikinci yarının ilk 25-30 dakikasında Kayseri hâkimiyeti vardı sahada… Galatasaray’ın sahada azalan mücadele gücü ve panik hali, kalesine bolca pozisyon ve Umut’un kafasından bir gol olarak yansıdı.

Dakika 60 ile 70 arasında sırasıyla Feghouli-Tolga, Selçuk-Donk, Yasin-Sinan değişiklikleri ile kurt hoca Fatih Terim oyunun dengesini yeniden takımı lehine değiştirmeyi başardı.

Sinan’ın art arda kaçırdığı goller olmasa maç 80’inci dakikada kopardı ama Galatasaraylıların rahat nefes alması için, 90+’da gelen kontratağı beklemeleri, N’diaye’nin pasında Rodrigues’in adeta “Bu iş burada biter” diyerek çektiği şutta meşin yuvarlağın filelerle buluşmasını izlemeleri gerekti.

Ve Galatasaray, bu sezonun en zor deplasmanlarından biri olan Kayseri’den haklı bir 3 puanla ayrılmasını bildi.

***

Maçtan kısa notlara gelince…

Muslera ve Selçuk yavaş yavaş eski günlerine dönüyor.

Mariano tek kelimeyle muhteşem.

Latovlevici maalesef gelecek adına ümit vermiyor.

Denayer, fünyesi çekilmiş el bombası gibi; nerede patlayacağı belli olmuyor.

Galatasaray’ın maçlarını neden Erman Özgür yorumlar merak ediyorum. Bir anlayan, bir bilen varsa ve yorumlarsa sevinirim.

Bu kadar hareketli, bu kadar yüksek mücadeleye sahne olan maça damgasını vuran isme gelirsek; hiç şüphesiz Cüneyt Çakır’ın adını söyleyebiliriz:

Hocam o saçlar neydi öyle:)

***

15 karede maçın fotoromanı hemen altta…