İskender Baydar
17 Mart 2018

FATİH TERİM DEVRİMİ

Nereden başlasam, nasıl anlatsam…

Kaç kişiydik bak o zaman, kaç kişi olduk bak şimdi…

Biraz değiştirilmiş Mazhar-Fuat-Özkan sözleriyle başladık yazıya ama zaman da şartlar da değişti.

Önce Fatih Terim’den başlayalım…

İstanbul’da oynanan Milan-Liverpool Şampiyonlar Ligi Finali öncesinde Milan tesislerine davet edilmiştim.

Milan İtalya’nın en zengin ve en kibirli kenti.

Kulüp binasındaki herkes Hugo Boss mankeni tadında dolaşıyor.

Milan’ın o zamanki önemli isimlerinden biri, eski teknik direktörleri Fatih Terim için “Burası Milano, Terim basın toplantısına eşofmanla geliyordu; bu kabul edilemez” demişti.

Hocayı hepimiz biliyoruz.

Adanalı.

Kendine has bir duruşu var bunu biliyoruz ama pek de bilmediğimiz şey kendisini sürekli geliştirmesi…

Kulüpte çalıştığım dönemde birkaç kez toplantı yapma imkânımız oldu.

Seçilmiş yöneticilerden çok daha vizyoner olduğunu gördüm…

Ünal Aysal döneminde gönderildikten sonra kapısını ilk çalan kulüp çalışanaydım.

Çok doluydu. Halen Milli Takım’ın başındaydı ama Galatasaray’a dair onlarca fikri ve hedefi vardı.

Ne mutlu ki kader onu yeniden Galatasaray’ın başına geçirdi.

Ne kadar değiştiğini, kendini ne kadar geliştirdiğini de her basın toplantısında gösteriyor.

Giyimi, kuşamı, duruşu, sözleri ve alçak gönüllü tavırlarıyla eskiden kendisine mesafeli yaklaşanların bile gönlünü kazanıyor.

Dün, bilerek, isteyerek, planlayarak ya da spontane bir şekilde tarihi bir hamle yaptı.

Derbi öncesi idmanı hem basına hem taraftara açtı.

Çok riskliydi.

Statta az insan olabilirdi; son taktik idman rakibe koz verebilirdi.

Hepsini göze aldı.

Ve daha derbi başlamadan kazandı.

Derbinin sonucu ne olur bilemem ama bildiğim bir şey var ki o da Terim’in günümüz futbolunda yeni bir kapı açtığı…

Statlar artık biri bizi gözetliyor evi gibi…

Passolig ile girilen, her adımı izlenen bir arena…

Taraftar takımına ulaşamıyor.

Meşale yakamıyor, istediği tezahüratı yapamıyor.

O yüzden endüstriyel futbola tepki var eski nesil taraftarda.

Arena’da, yaklaşık 30 bin taraftarla yapılan ve yasakların olmadığı idman bu açıdan çok önemli…

Kulüpler açısından da yeni bir gelir kapısı.

Başta yeni yapılacak Galatasaray Kemerburgaz Tesisleri olmak üzere tüm takımların idman sahaları en azından 10 bin kapasiteli bir stat olarak düzenlenmeli ve takım ile taraftarın daha sık buluşması sağlanmalı…

Çünkü yönetimler gelir geçer, geçmeyen tek şey taraftarlık ruhudur.

Bunu bizlere hatırlattığı ve kanıtladığı için bir kez daha teşekkürler Fatih Terim..