İskender Baydar
16 Şubat 2014

TARİHİ DÖNÜŞÜM

Gazetelerde hep benzer haberler okuyoruz aslında:

“Drogba yolcu… Sneijder gidiyor… Semih’e talip var…”

Birilerini bir yere gönderemiyorlarsa, mutlaka birilerini getiriyorlar:

“Balotelli Aslan gibi… İbrahimoviç tamam…”

Ya da “Yendi, yenildi, çok attı, az yedi” haberleri…

Tabii ki bunlar haber… Taraftarın daha çok ilgi gösterdiği türden haberler üstelik…

Ama zaman zaman daha fazlasını istiyor insan…

Mesela Florya’da neler oluyor, bilen var mı?

Galatasaray eskiden nasıl çalışıyordu, şimdi nasıl çalışıyor?

Devre arasındaki kadro dönüşümüyle birlikte antrenmanlarda neler yaşanıyor?

Galatasaray’ın artan fizik kapasitesi ve pres gücünün sırrı ne?

Büyüteçle okunabilecek birkaç küçük haber dışında pek bir şey yok bu konularda.

Daha isimlerini bile yeni yeni öğrendiğimizden, tek tek ve ısrarla yazmakta fayda var:

1992’li Alex Telles, 1991’li İzet Hajrovic, 1994’lü Emre Can, 1995’li İbrahim Coşkun, 1994’li Koray Günter, 1994’lü Lucas Ontivero, 1991’li Salih Dursun, 1995’li Oğuzhan Kayar, 1994’lü Berk İsmail Ünsal, 1994’lü Endoğan Adili, 1990’lı Umut Gündoğan ve buraya kadar saydıklarımıza oranla daha kıdemli olan 1988 doğumlu Veysel Sarı ile Guillermo Burdisso katıldı Galatasaray’ın  A Takım kadrosuna ya da idmanlarına.

O gün bugündür çok renkli fotoğraflar düşüyor galatasaray.org adresine…

Cıvıl cıvıl idman görüntüleri…

Gülen yüzler…

Düne kadar hayranı olduğu Drogba, Sneijder, Selçuk, Melo gibi yıldızlarla antrenmana çıkan gençlerin enerjisi tüm takıma yansımış durumda.

(Önemli not: Yazının en altındaki idman fotoğraflarına baktığınızda bu durumu daha iyi anlayacağınızdan eminim…)

Evet; Galatasaray iyi çalışıyor.

İdmanlar kıran kırana geçiyor.

Hayatın kuralı bu; seni zorlayan olursa daha çok çalışırsın…

Rakibin güçlüyse, daha güçlü olmak için uğraşırsın…

Antrenmanlarda yakalanan hava tam olarak bu.

Hafta içinde kupa mesaisinde forma şansı bulan gençlerin takıma katkısını hesaplarken, Florya’ya katkısını es geçmemek gerekir.

Ve burada durup Mancini’ye teşekkür etmesi gerekir futbolu seven herkesin…

Devre arasında iki “çilek” isteyebilir, Galatasaray’ın yarınlarını değil sadece bu sezon başarılı olmasını hedefleyebilirdi.

Yapmadı.

Mesela, vatandaşlık sorunu çözülemediği için ancak bu hafta sözleşme imzalanan bir isim var Galatasaray’da: Endoğan Adili…

Mancini’nin ısrarla istediği bir futbolcuydu Adili.

İsviçre Süper Ligi tarihinin, 15 yaş 283 günle gelmiş geçmiş gol atan en genç futbolcusu unvanını taşıyan Adili’ye geleceğin yıldız adaylarından biri olarak bakılıyor.

Peki, Mancini neden bu kadar ısrar ediyor genç oyuncular konusunda?

Cevabı, çok değerli bir dostumun imza attığı acetobalsamico.blogspot.com.tr adresinde çıkan bir yazının içinde, Mancini için yazılmış şu cümlede gizli aslında:

“Futbol için 13 yaşında ailesinin yanından ayrılan ve 17 yaşında İtalya Serie A’da Bologna formasıyla maça çıkan, 15 yıl formasını giydiği Sampdoria’ya tarihinin tek şampiyonluğunu kazandıran ve kulübün bayrak adamı olan bir futbol romantiği.”

Bu yazı, futbol adına sadece çirkinliklerin prim yaptığı bir ülkede tüm futbol romantikleri için kaleme alınmıştır…

(Son bir not: Genç oyuncular hakkında yazılmış bir önceki yazı için http://www.iskenderbaydar.com/bir-takim-doguyor/ linkine bakabilirsiniz…)