İskender Baydar
16 Nisan 2014

ÇOK SEVYOZ…

Kazanmayı sevmedi bu taraftar; öyle olsa kazanamadığın yıllarda ardında bir kişi kalmazdı.

Şampiyon olmayı da sevmediler; sevseler beklerler miydi sabırla, tutkuyla, aşkla 14 sene…

UEFA Kupası’nı aldığın için de sevmediler

Bu taraftar; “Yetmez bize bu kupa hedef artık Avrupa” diye pankart açtığında Ali Sami Yen Kapalı’da senin UEFA Kupası’nı kazanmana neredeyse 11 yıl vardı daha.

Seni sevdiler…

Türkiye’nin Batı’ya açılan penceresine dayanan köklerini sevdiler…

Baba Gündüz’ün dediği gibi bir halatı hep birlikte çekmeni, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmeni sevdiler…

Dayanışma ruhunu benimsediler…

Yılmamayı öğrendiler.

Sen varsan umut olduğunu bildiler.

Sahaya sadece yüreğini koymanı istediler.

Bu nedenle bu yılki tepki şampiyon olamamana değil Galatasaray.

Mücadele etmemene…

Takım olamamana…

Hırsını sahaya, aşkını oyuna yansıtamamana.

Haklılar da kızmakta.

Çünkü Bursaspor karşısında gösterdin herkese bunları yaptığında neler olduğunu.

En gitti denilen maçın bile nasıl sana geldiğini.

Bu yazının sonunda yer alan her fotoğraf karesine yansıdı inancın, tutkun…

Ki onlar bu sezon sende eksik olanlardı.

Yoksa pek de umurunda değil Türkiye Kupası Galatasaraylıların…

İki faydası olur sadece o kupayı kazanmanın.

İlki, haber bulamayınca istatistik yayınlayanların “Galatasaray şu kadar yıldır kazanamıyor” muhabbetlerine son verir.

İkincisi, seni Kupa Şampiyonu olarak Süper Kupa Finali’ne taşır.

Zaten ortada Galatasaray’ın oynayacağı bir final varsa, hele bir de karşında ezeli rakibin varsa,  o kupayı kimin kazanacağı bellidir.

Gelelim bu yazının çıkış öyküsüne…

Twitter’da olan Galatasaraylılar bilir, bizim dünyalar güzeli bir kardeşimiz var orada.

Adı Murat Saraç… Twitter hesabı @fitnatmurat

Eğer tanımıyorsanız mutlaka takibe alın Murat’ı…

Maçlardan sonra sık sık Murat’la sohbet eden @Nesrinnas bir tweet attı ve “Murat çok mutlu olmalısın. Galatasaray kazandı” diye yazdı.

Murat’ın cevabı netti:

“Evet mutluym kaybedsde sevyom ben teze…”

Biz de sevyoz be Murat, hem de çok…