İskender Baydar
25 Mart 2014

TWiTTER CEZASI MI?

Kimsenin siyasi görüşüne karışmak ne görevim ne de haddim… Ama olup biteni sorgulamak da bir insan olarak hakkım.

Ülkemizde son dönemlerde yaşanan olaylar karşısında Galatasaray taraftarının kayıtsız kaldığı, sesini çıkarmadığı söylenemese de, ezeli rakipleri kadar öne çıkmadığı kesin…

Hatta siyasetten özellikle uzak durulması yönünde çaba sarf edildiği de biliniyor.

Peki siyaset Galatasaray’dan uzak duruyor mu?

Bu sorunun cevabı çok net olarak HAYIR

Taraftarın çok sevdiği İmparator’un kulüpten kopartılmasında da; Galatasaray’a kendi elleriyle kupa vermekten imtina eden Yıldırım Demirören’in Federasyon Başkanı olmasının arkasında da siyaset var.

Eski Spor Bakanı’nın çatı yüzünden Galatasaray’ı açık açık tehdit etmekten kaçınmaması da siyaset; mevcut Spor Bakanı’nın babasının, Adnan Polat döneminde son dakikada yönetime alınması da siyaset…

Galatasaray uzak durdukça siyaset üstüne geliyor adeta.

Mesela, Galatasaray’ın, iktidarın telkiniyle, 1 alıp devlete 3 kazandırarak Mecidiyeköy’den çıkması görülmüyor da; sanki stat sarı kırmızılılara lütfedilmiş gibi davranılabiliyor.

Mesela, stadın açılışında Erdoğan Bayraktar’ın yaptığı yersiz ve yanlış konuşma yüzünden yükselen protesto nedeniyle Galatasaray’a hâlâ kin tutulabiliyor…

Hatta o dönem koltukta olan Adnan Polat gidip yerine Ünal Aysal gelmesine rağmen, Galatasaray Başkanı’na o gün bugündür Başbakan tarafından randevu verilmediği de herkes tarafından biliniyor.

Aynı Başbakan, Kadıköy’de şahsına yönelik ağır protestolara maruz kaldığı bir maçın sadece birkaç gün sonrasında, ülke rüşvet, yolsuzluk, silah dolu TIR haberleriyle çalkalanırken, Fenerbahçe’nin kontrolsüz çıkışlarıyla ünlü yöneticisi Mahmut Uslu’ya kolayca randevu verebiliyor.

Her ne hikmetse, Kadıköy’deki protestolar sonrasında ekrana çıkıp “Tezahüratları kınıyorum… 3 Temmuz sürecinde Başbakanımız herkesten fazla Fenerbahçelilik göstermiştir. Bildiğim için söylüyorum. Bu ayrıntıların hepsini Aziz Yıldırım da biliyordur. Neden haksızlık yapıldığını da Yıldırım’ın açıklamasını bekliyorum” diyen Rıdvan Dilmen de, bu sürpriz randevu sırasında orada bulunabiliyor.

Aziz Yıldırım, Rıdvan Dilmen’in siyasi erkten yana tavır koyması üzerine, şike davası boyunca kendisini en çok destekleyen isimlerin başında gelen Şeytan’ı bir kalemde defterden silebiliyor mesela.

Rıdvan Dilmen’in şike sürecine etki edildiğinin itirafı niteliğindeki açıklamaları karşısında ise gayet siyasi davranıp kayıtsız kalabiliyor bazı çevreler…

Ve son olarak da Twitter meselesi…

Hiçbir mahkeme kararına dayandırılmadan kapatılan Twitter…

Anayasa’nın haberleşme ve kendini ifade etme özgürlüklerini kapsayan maddelerine meydan okurcasına kapatılan Twitter…

Hatta insanlar giremesin diye, dünya üzerindeki 200 küsur ülkenin hiçbirinde olmayan bir uygulamayla DNS ayarlarına bile müdahale edilen Twitter.

Beşiktaş resmi hesabı yasak başladığından beri tek bir Tweet bile atmazken, Galatasaray bu yasak karşısında sessiz kalmadı ve zarif bir protesto gerçekleştirdi sadece…

Futbolcular, Kayserispor maçı öncesi Twitter kuşunun ve Galatasaray Spor Kulübü’nin Twitter adresinin yer aldığı tişörtlerle çıktılar ısınmaya…

Ne mi oldu?

Yayıncı kuruluş gayet siyasi bir tercih kullanarak bu görüntüleri göstermemek için özel çaba sergiledi.

Maçın ardından gelen ilk iş gününde ise Galatasaray’a 54 milyonu vergi borcu, bir o kadar da cezası olmak üzere 108 milyon TL’lik bir fatura çıkartıldı.

Dönemin moda tabiriyle ‘zamanlama manidar’dı…

Adeta “Sen misin sesini yükselten” denildi…

Başa dönecek olursak;

Galatasaray taraftarının hangi partiye oy verdiğinin hiçbir önemi yok.

Kime inanıyorsa, kimi seviyorsa, vicdanının sesi ne diyorsa gider onu destekler; başta ben olmak üzere kime ne!

Önemli olan siyasetin spordan uzak kalması; her takıma, her kulübe eşit mesafede durmayı başarması.

Eğer bu eşitlik ilkesi bozuluyorsa, Galatasaray taraftarı Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü olduğunu hatırlayıp hakkını aramalıdır.

Eğer aramıyorsa, “Hakkımızı yiyorlar” diye sitem etmenin de manası yoktur.

Bu kadar basit.

Aşağıda sadece 6 kare fotoğraf var… Son kare Galatasaray’ın duruşu olmalı… Çünkü tarihi boyunca hep öyle oldu.