İskender Baydar
14 Ocak 2018

GERÇEKLER ACITIR

Yine seçim, yine siyaset…

Oysa Galatasaraylı olmanın siyaseti olmaz.

Galatasaray’ın iyiliğini istemekten başka bir siyasi hesap da olamaz.

Söze değil eyleme bakmak lazım bu noktada.

Mesela Galatasaray’ın basketbol şubesine bir göz atalım…

Hepimiz biliyoruz ki Can Topsakal baştan beri Ergin Ataman’ı istemiyordu…

Duygun Yarsuvat Başkanlığında, Ataman’ın genç bir oyuncuya attığı tokata tepki koyarak şube sorumluluğundan istifa etmiş ve koltuğunu genç yönetici Ural Aküzüm’e devretmişti.

Dursun Özbek seçilince yine basketbol şubesinin başına geçti.

Geçtiği ilk günden itibaren de tek bir arzusu vardı, Ataman ile yolları ayırmak.

İlk sezon gelen Eurocup bu konuda elini kolunu bağladı.

Çareyi kombine fiyatlarını NBA seviyesine çıkartmakta buldu.

Şiddetli itirazlarımız sonucunda fiyatlar yarı yarıya düşse de Can Topsakal ve beraberindekiler taraftarın hevesini kırmayı başarmıştı bir kere…

Eurocup zaferinin hemen ardından Başkan’a verdirdikleri “Basketbolda küçüleceğiz” mesajı da yanlarına kâr kaldı.

Kazanılan kupayla ana sponsordan aldıkları desteği büyütmek yerine küçültmeleri de kapak oldu eylemlerine…

Sonrası malum…

Çok para harcatıyor diye Galatasaraylı olan Ergin Ataman ile yollarını ayırmaları…

Ergin Ataman’ın “Bu sezon maaş almadan çalışırım” demesine rağmen baştan beri arzuladıkları gibi Beşiktaşlı olan sınıf arkadaşı Erman Kunter’i getirmeleri…

Ve başaramayınca kulislere yansıyan bilgilere göre 200 bin Euro tazminat ödeyerek göndermeleri…

Beceremediler…

Çamura saplandılar…

Tüm bunların ardından Can Topsakal basketbol şubesindeki görevlerinden istifa etti.

Ama 20 Ocak’ta yapılacak seçimlerde yeniden aday olma pişkinliğini gösterdi.

Son Divan Kurulu’ndaki gibi Can Topsakal’ın adaylığını alkışlayacak halimiz yok.

Ama gerçekleri yazmaya devam etmek gibi bir kararlılığımız var.

Kimseyle göbek bağımız, kimseye borcumuz da yok.

Tek bir arzumuz, tek bir heyecanımız, tek bir sözümüz var:

Yaşasın Galatasaray.