İskender Baydar
16 Aralık 2014

GOLE HÜCUM

Çoğu zaman Türkiye Kupası’nı fuzuli bulsam da, küçük takımların büyük takımları konuk etmesi, futbol tarihi için 4 büyüklerin hüsrana uğradığı ya da tarihi fark attığı hikâyeler üretmesi açısından vazgeçilmez bir mücadele imkânı yaratıyor.

Ve küçük takımlar adına ekonomik bir fırsat sağlıyor. Mesela Galatasaray’ın rakibi Balçova Yaşamspor’un bir forma reklamı bile yoktu gruplara kalmadan önce…

Dün en azından bir inşaat firmasının eski usul formaya yapıştırılmış reklamıyla çıktılar sahaya…

Gerçi kalecinin formasına yapıştırmayı unutmuşlardı ama o kadar kusur kadı kızında bile olur.

VE MAÇ BAŞLIYOR…

Gelelim maça…

Galatasaray, bugüne kadar bir arada oynamayan takım kurgusu nedeniyle tutuk başladı…

3’üncü Lig 3’üncü Grup temsilcisi Balçova ise istekliydi.

Sağ kanattan gelişen atakta, Kadir Arı’nın Battal Demirbilek ile duvar pası yaparak sıfırdan kestiği topa, güzel bir kafa vuran Melik Yeğin’le 1-0 öne geçti İzmir temsilcisi…

Balçovalı oyuncuların hakkını teslim edelim; şık paslaşmaların ardından gelen gol adeta Barselona’yı çağrıştırdı.

Sonra birkaç dakika daha parladı Balçova…

Ardından bir Galatasaray çıktı sahaya, bir de Ümit Aktan’ın keyifli maç anlatımı…

Aslında Galatasaray’dan çok, Yasin Öztekin’in sol kanattaki hızı ve hırsı, Goran Pandev’in eski günlerini hatırlatan bitiriciliği ile skor ilk yarıda 1-5’e taşındı.

Yasin ilk 45 dakikada 1 penaltı kazandırdı, 3 de asist yaptı.

Pandev, Yasin’in düşürüldüğü penaltı pozisyonunun pasını verdi ve hat-trick yaptı…

Hamit Altıntop penaltı golü, Olcan Adın da usta işi füzesi ile skora katkı sağladı.

Türkiye’nin en uzun isimli takımı olan Fabrika Bakım Montaj Makina Balçova Yaşamspor, sezonun en farklı skorunu yiyecek gibi duruyordu ilk 45 dakika tamamlandığında…

SİNAN GÜMÜŞ GELİYOR

İkinci yarının benim açımdan en çok merak edileni hiç şüphesiz Sinan Gümüş’tü…

Maçın asist kralı Yasin’le girdiği verkaçın ardından yaptığı güven dolu vuruşla gelen altıncı gol, “Ben A2’ye sığmıyorum” mesajıydı adeta…

Gözyaşları ise umudun simgesiydi Galatasaraylılar adına…

Sonrasında “Yok mu arttıran” havasına büründü maç.

Yekta Kurtuluş “7”, Olcan “8”, Yekta “9” dedi.

10 olmadan son düdük geldi.

Kısa bir süre öncesine kadar yenilgileri kabul eden bir takımın, kadro ne olursa olsun son dakikaya kadar golü kovalaması gecenin en güzel özetiydi.

HELAL OLSUN YASİN

Balçova maçının en büyük kazanımı ise, Furkan Özçal ve Umut Gündoğan ile birlikte Karabükspor’a yollanmak istenirken, Hamza Hamzaoğlu ile konuşup “Ben kalmak, forma için mücadele etmek istiyorum” diyen Yasin Öztekin’di hiç şüphesiz…

Rakibin 3. Lig temsilcisi olmasını bir kenara koyun; Yasin dün gerçekten tüm gücüyle mücadele etti…

Sahada Yasin’den daha maliyetli olup o mücadeleyi veremeyenler vardı maalesef.

Pandev de, yöneticiler bile alenen aleyhine konuşurken özellikle sıkışan maçlarda, kritik son dakikalarda iyi bir alternatif olabileceğini gösterdi…

SON BİR SÖZ…

Şurası kesin ki Galatasaray İzmir’i, İzmir de Galatasaray’ı çok seviyor…

Ama ülkenin dört bir yanı yeni statlarla donatılırken, sırf kendilerine oy vermiyor diye Türkiye’nin en büyük üçüncü kentinin takımlarını bu statta, bu zeminde oynamaya mahkûm edenler gerçekten ayıp ediyor.

Ayıptan anlamıyor olabilirler; bu nedenle başka bir şekilde ifade edeyim:

Günahtır bu günah… Kul hakkı yemektir bu…

Biraz insaf, biraz adalet… Yeter artık bu kadar eziyet.