İskender Baydar
30 Ekim 2014

GÜN DESTEK GÜNÜ

Uzun zaman önceden belli olan bir iş seyahatim nedeniyle İstanbul’da olamayacağım… Olsaydım tek yapacağım şey, Passolig massolig dinlemeden Galatasaray-Kasımpaşa maçına gitmek olurdu.

Gelin nedenini anlatayım…

Açıkçası Galatasaray şu an itibariyle çok parlak bir durumda değil… Takım içinde yaşanan sıkıntılar, teknik kadroyla oyuncular arasındaki sürtüşmeler, ekonomik zorluklar artık herkes tarafından biliniyor.

Ama bu aşamaya bir günde gelinmedi…

Sorunun başlangıç noktası, Ünal Aysal ile Fatih Terim arasındaki gerginliğin içten içe alevlenmeye başladığı dönem aslında… Tam koordinatları vermek gerekirse, ‘2012-2013 sezonunun ikinci devresinin başları’ diyebiliriz.

Teknik ekibin “Dördüncü tercihimizdi” dediği Wesley Sneijder’ın gelmesi ve Didier Drogba transferi, kulübün yönetimi ile kulübenin yönetimi arasındaki ipleri gerdi. O ipler kopuncaya kadar da gerilim artarak sürdü.

Öte yandan, yeni gelenlerin aldıkları ücretler de eski futbolcular arasında ufak çaplı kıskançlık krizlerine neden oldu.

O sezonun sonunda şampiyonluk geldi ama gerisi gelemedi.

Takımın 2013-2014 sezonu öncesinde iyi bir hazırlık dönemi geçirememesinde de, sezona kötü bir başlangıç yapmasında da kulübün her katmanında giderek alevlenen krizin etkisi vardı.

Sonrası malum… Terim’in Milli Takım’a gitmesi, Roberto Mancini’nin içine düştüğü kaotik ortamdan çıkacak yolu bulamaması, yangının her yere sıçradığı bir dönemde Cesare Prandelli’nin gelişi, Aysal’ın gidişi ve art arda alınan kötü sonuçlarla felaket senaryosu tamamlandı.

Yeni yönetim işte böylesine bir ortamda elini taşın altına koydu.

İşe de hızlı koyuldu.

Başkan Duygun Yarsuvat’ın camiayı kucaklayıcı tavrı, Abdurrahim Albayrak’ın Florya’daki, Ali Dürüst’ün Galatasaray Sportif AŞ’deki sorunlara el atması, küskün bazı eski yöneticilerin de bu çabaya destek vermesiyle ilk etapta bir iyilik çemberi oluşturuldu.

Uzun zamandır ilk kez olumlu hava esiyor kulübün koridorlarında.

İşte bu nedenlerle Kasımpaşa maçı bu sezonun en önemli karşılaşması.

Çünkü uygulanan ilk tedavinin, yapılan acil müdahalenin işe yarayıp yaramadığını bu maç gösterecek…

Galatasaraylı oyuncuların yeniden ortak bir hedef için kenetlenip kenetlenemeyecekleri görülecek.

Sahaya takım ruhunun mu, ruhsuz bir takımın mı çıktığı, yeşil zeminde verilen mücadeleden anlaşılacak…

Ezeli rakiplerinin karşılaştığı haftada alınacak bir galibiyet Galatasaray’da kaybolan moralleri yerine getirecek.

Yönetime, takıma ve tribünlere umut verecek.

Aksi bir sonuçta ise bu sezon da kayıplar listesine eklenecek.

Sezonu kaybedilmesini istemeyen herkes bugün sahaya çıkacak oyunculara sonuna kadar destek vermeli…

Yakın geçmişte yaşanan sıkıntıların öfkesi, bazı futbolculara yönelik tepki bir kenara bırakılıp 90 dakika takım desteklenmeli Arena’da…

Taraftar bu maçta takıma o desteği vermezse, bu sezon destek verebileceği bir takım kalmayabilir elinde…

Ve başka Galatasaray yok memlekette…