İskender Baydar
8 Şubat 2014

HEDEF 4’ÜNCÜ YILDIZ

Gaziantepspor maçı gerçek bir hayal kırıklığıydı…

Şampiyonluğa, puan farkının kapanacağına dair tüm beklentilerin kırıldığı bir 90 dakikaydı…

Ama ardından gelen üç maç, yani ligdeki Bursaspor, yeni transferlere şans verilen Tokatspor ve son Eskişehirspor maçı resmen kara bulutları dağıttı.

Özellikle de Bursa ve Eskişehir; Daum ve Sağlam; kısacası iki güçlü takım ve iki şampiyonluk yaşamış hoca karşısında sergilenen futbol tek kelimeyle umut vericiydi.

Kameraların yakın çekim yaptığı anlarda Daum ve Sağlam’ın gözlerindeki çaresizlik her şeyi anlatıyordu aslında.

Sezon başında neredeyse hiç faul yapmayan, isteksiz Galatasaray gitmiş, her topa basan, adeta şiir gibi pres yapan Galatasaray gelmişti.

Kapılan her top, Eskişehir kalesinde gol tehlikesine dönüşüyordu.

Daha maçın başlarında, futbolun dokuma tezgahından yeni çıkmış kaliteli bir kumaşa sahip İzet Hajroviç’in pasıyla, 300’üncü maçına çıkan Kral Burak Yılmaz, 133’üncü golüne imza attı.

Galatasaray o kadar istekliydi ki, birkaç maç öncesine kadar neredeyse gönderilmesi için taraftarın oybirliğiyle karar alacağı Sabri, Hakan Balta, Chedjou, takımın tıkır tıkır işleyen dişlileri arasında pırıl pırıl parlıyordu.

Unutulan Ceyhun ise, şu anda dünya futbolunun “Atom Karınca”ları Dortmundlu oyuncular kadar koşuyordu sahada.

Chedjou’nun müthiş kafası ve Umut’un son dakikalarda gelen golüyle 3-0’lık net bir skorla ayrıldı Galatasaray sahadan.

Bir sol bek kazandı; Telles.

Maçın 64’üncü dakikasında, ilk gol pasından çok daha özel bir icraata imza atan Hajroviç’le estetik kazandı oyun performansı.

Liderle arasındaki puan farkını da matematiksel ifadesiyle 4’e indirdi.

Daha da önemlisi takım ve taraftar kenetlendi.

Arena, son iki yılda iki şampiyonluğa sahne olmasına rağmen tam da Ali Sami Yen olamıyordu bir türlü.

Pas hatasında bile oyuncusunu yuhalayan bir kültür hâkim olmuştu bir anda kapasitesi 3’e katlanan stada.

Oysa Ali Sami Yen’de yetişenler, “14 senelik bu çile, bitsin artık bu sene…” diyen bir tevekkülden geliyordu.

Arena’nın Ali Sami Yen olacağına dair ilk ışık, iki günde tamamlanan Juventus maçında doğmuştu.

Dün oldu…

Bir Eskişehirspor maçıyla ve “Sen şampiyon olacaksın, seni sevmeyen ölsün” tezahüratıyla bitmişti 14 senelik şampiyonluk hasreti…

Dün Ali Sami Yen Arena’daki aynı tezahürat 4’üncü yıldızın habercisiydi…

Tabii ki, Arena’daki performansın pek de parlak olmayan deplasman maçlarına yansıması şartıyla gerçekleşebilir bu…

Deplasman maçlarının da “Her yer Arena, her yer direniş” havasında oynanmasıyla takılabilir 4’üncü yıldız.

Yaşayıp göreceğiz.