İskender Baydar
27 Kasım 2014

LAYIK OLUN BU SEVGİYE

Neresinden tutabilirsiniz ki bu maçı…

Mesela bir önceki maç solda Hakan-Yekta, sağda Sabri-Olcan oynamış…

Bu maçta solda Telles-Bruma, sağda Tarık-Hamit var…

Tamam; Hakan sakat, Sabri listede yok, o zaman niye Trabzon karşısında sahadalar?

Bu maçta sahaya çıkan Telles-Bruma ve Tarık-Hamit ikilileri kaç kez bir arada oynadılar?

Prandelli’nin tecrübesiz diye ligde pek şans vermediği Telles ve Bruma, Anderlecht’in orta sahası karşısında yaşlı bile kalıyorlar neredeyse…

Tielemans 17, Praet 20, Kawaya 18 yaşında…

Galatasaray’ın yıldızlar topluluğunun orta sahasındaki Melo 31, Sneijder 30, Selçuk 29 yaşında.

2-0’lık maç sonucunu bir yana bırakıyorum…

O kaçınılmaz son çünkü…

Puan cetveli itibariyle bu maçı kazanması gereken takım Galatasaray…

Fizik olarak gerisinde, tecrübe olarak ilerisinde olduğun bir takıma karşı ne yaparsan ilk yarıda yapman lazım, yanlış mıyım?

Gelin ilk yarı istatistiklerine beraber bakalım:

Topla oynama yüzde 56’ya yüzde 44…

Toplam şut 8’e karşılık sadece 1…

Kaleyi bulan şut 4’e karşılık 0…

Ceza sahasına yapılan orta 17’ye karşılık 5…

Orta isabeti sayısı 5’e karşılık 0…

Bunun tercümesi çok net: Sen sahaya kazanmak için çıkmamışsın…

İkinci yarının başlarında gösterdiğin direnç de göz boyamaktan başka bir şey değil.

Sonucun 2-0 olması da gayet doğal…

Kapakta, ilk yarıda oyuncuların sahaya dağılımının grafiği var…

Oyun senin sahanda oynanmış…

Daha doğrusu resmen sahana hapsolmuşsun…

Kusura bakma da sen kaybetmeyi hak etmişsin…

Futbolcular suçlu tabii ki…

Akıl almaz hamleleriyle Prandelli de suçlu…

Prandelli’yi akıl almaz vaatlerle getirenler de suçlu…

En büyük, en kabul edilmez suçun ispiyonculuk olduğu 500 küsur yıllık bir camianın sırlarını canlı yayınlarda ifşa edenler de suçlu…

Tüm hatlarıyla dibe vurdu Galatasaray…

Ayakta kalan tek şey var: O da her şart altında var olan Galatasaray sevgisi…

Umarım o sevgiye layık olmayı başarır birileri…