MALİ LİGDE SON DURUM

VOLKAN YILMAZ YAZDI

Zorlu geçen bir yılı; 2014 yılını nihayet geride bıraktık. 2015’in bu ilk günlerinde de kulüplerin 6 aylık dönemine; daha net bir anlatımla 1 Haziran-30 Kasım 2014 arasına ait mali verileri KAP’ta açıklandı. Açıkçası değişen pek bir şey yok. Borçlar artıyor; öz kaynaklar eriyor; gelirlerler de azalıyor…

Gelirlerden başlayalım:

Bilanco 2014 Tablo1

* Stadyum gelirleri kulüpte takip edilmektedir. Toplam stat gelirleri yaklaşık 80 milyon TL’dir. Bu sebeple gerçek satışlar toplamı Mayıs 2014 itibariyle yaklaşık 400 milyon TL’dir.

** Mayıs 2014’ten sonra GS Store’ un yüzde 50’lik kısmı kulübe dahil olmuştur.

Üç büyüklerde en dikkat çekici gelişme Beşiktaş’taki gelir artışında gözlemleniyor. Önceki yıllarda 140 milyon TL seviyesindeki gelirleri yıllık bazda 200 milyon TL üstüne çıkacak gibi duruyor. Yayın gelirleri, UEFA gelirleri ve ürün satışları gelirleri artırmış durumda. Aynı şekilde Vodafone Arena’nın devreye girecek olması sebebiyle sponsorluk ve reklam ile isim haklarındaki artış da dikkat çekici.

Fenerbahçe tarafında ara dönem denetim raporunda ise ne yazık ki gelir detayı rakamları bulunmuyor. Bu sebeple gelirin hangi kalemlerden oluştuğunu göremiyoruz. Bununla birlikte 6 ayda satış toplamının 130 milyon TL olduğu görünüyor. Önceki iki yılda cezası sebebiyle UEFA gelirlerinden olan Fenerbahçe, bu sene de stat gelirlerinden mahrum kalınca, satış rakamı 130 milyon TL seviyesinde tıkanmış durumda. Mayıs 2015’ te satışlar büyük olasılıkla 300 milyon TL altında kalacak. Bu da zararın artmasına ve özkaynağın azalmasına sebep olacak.

Galatasaray diğer takımlar gibi stat gelirlerinde azalma yaşasa da, önceki sezon satışına başlanan ve bu döneme sarkan loca-vip koltuk satışlarıyla birlikte stat gelirlerini 6 ayda 37 milyon TL’de tutmayı başardı. Buna karşılık vadesi biten ve yenilenmeyen sponsorluk ve reklam gelirleri sebebiyle bu kalemde gelir azalmış durumda. Yine de mali tablolardan da net olarak görüleceği üzere, Mayıs 2014 dönemine göre Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin sponsorluk gelirleri toplamından fazla geliri kasasına koymuş durumda Galatasaray.

Üç büyük takımın gelirleri bu şekilde dalgalı bir seyir izlese de zararın devamlılığı konusunda her üç kulüp de bir o kadar kararlı. Aşağıdaki tablolarda oluşan en güncel zarar rakamlarını ve bunun en büyük sebebi olan futbolcu sözleşme yükümlülüklerini görebilirsiniz:

Bilanco 2014 Tablo2

Beşiktaş’ın, tıpkı gelirlerdeki artışa paralel,  zarar da kısmen bir azalma söz konusu. Buradaki temel değişim gelir artışının gider artışından çok daha yüksek olması. Ancak şunu da belirtmekte fayda var; Vodafone Arena’dan gelecek gelirler ile birlikte giderlerde de paralel bir artış yaşanırsa bu olumlu tablo çok daha kötü bir tabloya dönüşebilir.

Fenerbahçe ve Galatasaray’ın zarar artışı ise aynı hızıyla devam ediyor. Galatasaray 6 aylık zararını 72 milyon TL; Fenerbahçe ise 84 milyon TL olarak açıkladı. Her iki takım da yılı 100 milyon TL’nin üzerinde, tahminen de 150 milyon TL civarlarında bir zararla bitirecek gibi görünüyor. Bu da finanse edilmesi gereken bir açık ve kulüplere muhtemelen borç olarak dönecek.  Maalesef takımlardaki gider disiplini de halen sağlanabilmiş değil.

Üstte yer alan ikinci tabloda ise sözleşme yükümlülüklerini görüyoruz… Sözleşme yükümlülükleri bu tarihler itibariyle futbolcular ile imza altına alınmış sözleşmelerin tüm yıllarda ödenecek toplam tutarını gösteriyor bizlere. Beşiktaş’ta sözleşme yükümlülükleri değerlendirme raporunda belirtilmemiş. Ancak yıllık futbolcu ödemelerinin yaklaşık 100 milyon TL seviyesinde olduğunu belirtelim. Fenerbahçe’nin son iki sezondur transferde frene basması görüldüğü üzere bu tabloya da yansımış. Yabancı Para bazında neredeyse sabit ancak TL bazında gerileme görünüyor. Galatasaray da ise son iki yıldır yükümlülükler neredeyse iki katına çıkmış.

Bununla beraber, Financial Fair Play (FFP) tarafında özellikle takip edilen bir göstergeye de bu noktada değinmemiz lazım.

FFP Kurulu, kulüplerin özellikle futbolcu ve teknik kadro maaş ödemelerinin futbol gelirlerine oranının maksimum yüzde 70 düzeyinde olmasını şart koşuyor. Tabloda da gördüğünüz gibi bu göstergede Fenerbahçe ve Galatasaray sınıra dayanmış durumda.

Fenerbahçe her ne kadar futbolcu ödemelerinde yükümlülüklerini azaltsa da gelirinin düşmesi bu oranı yükseltiyor. Galatasaray’da ise tam tersi durum söz konusu. Geliri sabit kalsa da futbolcu ödemeleri o kadar artmış ki oran yüzde 70 sınırına ulaşmış durumda.

Bilanco 2014 Tablo3

Gelir-gider dengesinin hep aleyhte olması sebebiyle kulüplerin zararları da sürekli artıyor. Zararı finanse etmek için kulüpler her yıl borçlarını biraz daha artırıyor. Aşağıda üç büyük kulübün borç rakamları yer alıyor. Detaylı şekilde bakalım:

Bilanco 2014 Tablo4

Üç kulübün toplam yükümlülük rakamları aslında daha yüksek tutarda… Yükümlülük dendiğinde kulübün kasasından nakit çıkmasına gerek kalmayan ‘ilişkili taraflara olan borçlar veya ertelenmiş gelirler gibi’ rakamlar da bunun içinde alıyor. Bu rakamları hariç tuttuğumuzda bile oluşan borç rakamları çok yüksek seviyelerde.

Mevcut borç tutarı az gözükse de örneğin Beşiktaş’ın borç toplamı aktif toplamının tam 2,7 katı. Yani Beşiktaş kendi mal varlığının 2,7 katı fazlasını borçlanmış durumda.

Fenerbahçe’de bu oran 1,5; Galatasaray’da ise 0,9…

Borç rakamının tutarı kadar borcun nasıl ödenebileceği de önemli. Yani bu borcu ödeyebilecek aktif toplamı da önemli.

Borcun önemli bir kısmı da elbette finansal borçlardan oluşuyor. Finansal borçların bilançoya en kötü etkisi ise faiz yükü…

Yani gider disiplinini yaratmaz iseniz zararınız katlanarak artıyor; zararı finanse etmek için borçlanıyorsunuz. Borçlar ise size faiz yüküyle beraber önemli bir hasar veriyor.

Bu döngü maalesef uzun süredir kulüpleri etkisi altına almış durumda. Yıllar itibariyle faize ödenen tutarlar anaparayı çoktan geçti.

Borcu ödeyebilmenin tek yolu sağlıklı bir nakit akışa sahip olabilmek… Banka borçlarının geri ödeme kaynakları ise çoğunlukla verilen teminatlar. Burada kulüplerin toplam net borcu içindeki banka borcu payını hesaplamak gerek. Bu oran Beşiktaş’ta yüzde 49, Fenerbahçe’de yüzde 74, Galatasaray’da ise yüzde 64. Bu detayı vermemizin sebebi borcun geri ödenebilirliğini gösterebilmek. Bunun için ayrıca kulüplerin teminat toplamlarına da ihtiyacımız var:

Bilanco 2014 Tablo5

Buna göre Beşiktaş ve Galatasaray’da verilen teminatlar ile banka borçlarının karşılandığı görülüyor. Fenerbahçe’de ise finansal borçlar ile teminatlar arasında 238 milyon TL’lik fark bulunuyor. Bunun sebebi Fenerbahçe’nin finansal borcunun önemli miktarının yüksek faizli tahvil borcu olması.

Fenerbahçe tahvil ana para ve kupon ödemelerini temlik vermediği kaynaklardan yapmak durumunda. Ancak bir önceki senenin geri ödemesini geçtiğimiz yıl yeni tahvil çıkararak, yani yeniden borçlanarak yapmıştı. Dolayısıyla aynı şeyin yapılması durumunda faiz yükünün artacağını söylememiz yanlış olmaz.

Burada bir önemli nokta da toplam borcun ne kadarının sözleşmeli bir alacak karşılığı olduğu, yani ne kadarının karşılığı olduğunu görmemiz.

Beşiktaş’ta 448 milyon TL’lik borcun 217 milyon TL’si garanti alacaklar karşılığı; oran yüzde 48… Fenerbahçe’de ise bu oran yüzde 28.

Bu noktada en azından borçların karşılığının daha net görülebildiği tek kulüp Galatasaray… Borç sözleşmeli alacak karşılığı oranı Galatasaray’da yüzde 66 seviyesinde.

Bu veri bize kötü senaryoda borçların ödenip ödenemeyeceğini gösterse de, diğer yandan da temlikler ile kulüplerin nasıl elinin kolunun bağlandığını gösteriyor.

Bugün kulüplerin yaşadığı büyük nakit sıkışıklığının en önemli sebebi bu borç sarmalının oluşturduğu kısır döngü…  Bu sorunu en çok yaşayan kulüplerin başında gelen Galatasaray’ı ele alalım…

Aslında Galatasaraylıların gözünü korkutan borçların geri ödeme kaynağı çoğunlukla mevcut. Borcun yüzde 66’sı zaten garantili alacak. Vadesi gelen banka kredi taksidi, tahsil olan temlikli alacak ile ödeniyor…

Peki ya futbolcu ödemeleri? Çalışan maaşları? Vadesi gelen çekler, senetler?

Yaşanan temel sıkıntı da burada aslında… 3-4 sene öncesinde alınan borçlar için verilmiş temlikler bugünün nakit akışını etkiliyor. Bugünün borcunu ödemek için de yarının alacağından çalıyor yönetimler.

Bu kısırdöngü nasıl kırılacak?

İşte bu soruya hâlâ bir cevap bulamadı Galatasaray.

Daha önce de yazmıştık: Ünal Aysal mevcut borç stoğuna göre geliri çok iyi bir tutara çıkardı. Ancak gelir artarken giderler de arttı. Giderleri sportif başarının sürmesiyle karşılayabilirdiniz. Sportif başarının azaldığı bir dönemde, Passolig gibi uygulamalarla stat gelirleri de azalmaya başlayınca havuza akan kaynak kurudu. Mevcut temliklerle borçlar ödenmeye devam edilince de bugünü döndürecek nakit akış elde kalmadı.

Sonuçta kulüplerdeki sıkıntılar olanca hızıyla devam ediyor. Yabancı futbolcu sınırının kısmen kaldırılması yerli futbolculara yapılan yüklü ödemeleri belki kısa vadede önleyecektir. Ancak bu borç sorununa kısa vadede çözüm olmayacaktır.

Kulüplerin nihai kurtuluş yolu gider disiplinini sağlamada yatıyor. Gider disiplini sağlanacak; gelirler artırılacak; artan gelirler ise borçların kapatılmasında kullanılacak. Borçlanma ise ancak uzun vadeli yatırım planında devreye girecek.

Düze çıkmanın başka bir yolu yok.

***

Volkan Yılmaz’ı Twitter’da takip etmek için: https://twitter.com/Baltali_Ilah_05