İskender Baydar
24 Şubat 2014

HANGİSİ DAHA KIŞKIRTICI

Cumartesi oynanan Galatasaray-Beşiktaş maçından sonraki yazımda, “Bir de sahada futbol adına pozitif hırsını bazı hareketleriyle gölgeleyen Melo var” ifadesini kullanmıştım.

Melo’nun, daha önce defalarca, Brezilyalı şarkıcı Michel Teló’nun dünya listelerini sallamış şarkısı “Nossa Nossa”nın kıvrak dansıyla sevinç gösterisi yaptığını biliyordum elbette…

Google ya da Youtube’da arama yaparsanız, Colin Kazım’la bir gol sevincini ya da şampiyonluk kutlamalarında Eboue ile şovunu bulabilirsiniz rahatlıkla.

Ama bunun kolaylıkla aleyhte kullanılacağını da, eğer istenilirse çok rahat başka noktalara çekileceğini de biliyordum.

Çünkü geçmişte de kullanılmıştı.

Türk futbolunda işi bu olan, bunun üzerinden reyting yapan, yenilgilerden sonra gündem değiştirmeyi yöneticilik sayan bir kitle var maalesef.

Bir de “Adam bunu restoranda, eşin yanındayken gelip masanda yapsa” diyenler var ki, onların durumu tıbbi bir değerlendirmeyi gerektiriyor.

Her neyse biz konumuza devam edelim…

Tüm dünyada popüler şarkılar, popüler danslar kullanılır sevinçlerde.

Bu sadece Galatasaray’a ya da Melo’ya özgü bir durum da değil üstelik.

Mesela, Beşiktaş-Mersin İdman Yurdu maçından sonra Holosko ve Oğuzhan’ın Gangnam Style’ın hareketleriyle sevindiği gayet eğlenceli görüntüler, hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor hâlâ.

Mesela, Fenerbahçeli Kuyt’ın, Melo’nun hareketini hiçbir dans ritmine uymayarak sergilediği görüntüler de bol bol dolaştı dün sosyal medyada.

Diyorlar ki, “Bu hareket Türk örf ve ananelerine uygun değildir.”

Uygun mudur, değil midir?

Gelin isterseniz söz konusu danslara ait şarkıların sözlerine bir bakalım…

Ne de olsa söz, müzik, dans bir bütünün parçası.

Biz de bütünü değerlendirelim.

Önce, Melo’nun “Nossa Nossa”sına bir göz atalım:

“Vay, vay…

Beni bu şekilde öldüreceksin…

Ah, yakalarsam…

Ah, ah, yakalarsam…

Tatlı, tatlı…

Beni bu şekilde öldüreceksin…

Ah, yakalarsam…

Ah, ah, yakalarsam…

Cumartesi diskoda…

Herkes dans etmeye başladı…

En sıcak kız yanımdan geçti…

Böylece cesaret aldım ve konuşmaya başladım…

Vay, vay…

Beni bu şekilde öldüreceksin…

Ah, yakalarsam…

Ah, ah, yakalarsam…

Tatlı, tatlı…

Beni bu şekilde öldüreceksin…

Ah, yakalarsam…

Ah, ah, yakalarsam…”

Evet, kışkırtıcı sözler…

Az da olsa, Tarkan’ın “Seni gidi fındıkkıran. Yılanı deliğinden çıkaran. Kaderim püsküllü belam. Yakalarsam muck muck” diyen hit şarkısı “Şımarık”ı andırıyor.

Gelelim, Beşiktaşlı futbolcuların gol sevinçlerinde kullandıkları, Güney Koreli şarkıcı PSY’in Gangnam Style’ına…

İşte sözleri:

“Oppa, Gangnam stili…

Gündüzleri sıcakkanlı ve kibar bir kız…

Bir bardak kahvenin tadını çıkartmayı bilen, klas bir kız…

Gece olunca kalbi ateşlenen bir kız…

İste o tarz bir kız…

Ben bir erkeğim…

Gündüzleri en az senin kadar sıcakkanlı bir erkek…

Kahvesini daha soğumadan kafasına diken bir erkek…

Gece olunca, kalbi hızla çarpan bir erkek…

O tarz bir erkek…

Hey, hey…

Güzel, sevilesi, evet sen, hey, evet sen, hey…

Hadi şimdi sonuna dek gidelim…

Oppa Gangnam stili…

Eh, seksi kadın…

Oppa Gangnam stili…

Sessiz görünen ama oynadı mı da tam oynayan bir kız…

Doğru zaman geldiğinde saçını şöyle bir attıran bir kız…

Kendini saklayan ama daha seksi olan…

Her şeye katlanan, hisli bir kız…

Ben de bir erkeğim…

Soğuk görünse de oynadı mı tam oynayan…

Gece olunca tamamen çılgına dönen bir adam…

Öyle bir adam ki kaslarının dışında büyük fikirleri olan…

Baby, baby…

Öyle bir erkeğim ki uçmakla ilgili birkaç şey bilen…

Neden bahsettiğimi anladın…

Oppa, Gangnam stili…

Eh- Seksi kadın…

Oppa, Gangnam stili.”

Ne yalan söyleyeyim, “Nossa Nossa”yı gölgede bırakır bu sözler.

Gelelim sadede…

Türk futbolunun o kadar çok sorunu var ki, futbolu yönettiğini iddia edenler, biraz da bunlara el atsa hiç fena olmayacak.

Basit bir örnek vereyim:

Elazığspor-Fenerbahçe maçında orta yuvarlak, yuvarlaktan çok başına buyruk bir elipsi andırıyordu.

Ha, “Benim nerem doğru” diyorsanız orası ayrı tabii.