İskender Baydar
2 Şubat 2019

OLMADI AMA OLACAK

Zaten maçı izlerken yeterince sıkıldığımıza göre, elimden geldiğince sıkılmadan okuyacağınız bir yazı yazmaya çalışalım ve ağdalı cümlelerle işi fazla uzatmadan ilerleyelim:

Futbol aslında basit bir oyun ama takım olmak o kadar basit bir iş değil…

Sekiz ay forvet arayıp son dakika aldığın forveti tek idmanın ardından mecburen ilk 11’e koyunca fazla bir şey beklemen de mümkün olamıyor maalesef.

Yunan golcü Kostas Mitroglou ilk maçında 55 dakikada sahada kaldı.

Galatasaray orta sahası ve kanatları o dakikaya kadar Alanyaspor ceza sahasına neredeyse hiç top ulaştıramadı.

Zaten ilk köşe atışını bile ancak 73’üncü dakikada kullanabildi Sarı Kırmızılılar.

İlk yarı boyunca Muslera, Linnes, N’diaye, Fernando, Belhanda, Feghouli ve Onyekuru adeta hatalı pas yapma ve top ezme üzerine ihtisas yapmakla meşguldü.

Linnes belki de Galatasaray’a geldiğinden beri en kötü oyununu oynadı, ne savunmada vardı ne de hücumda… Umarım Mariano’nun sakatlığı ciddi değildir.

Alanyaspor ise özellikle Emrecan’ın hırsı ile ulaştığı Galatasaray ceza sahasında Cisse ve Fernandes ile gol arasa da cılız vuruşların ötesine geçemedi.

Ta ki maçın ilk yarısının uzatmalarının uzatmasında, Alanyaspor yarı sahasından Galatasaray’ın sağ kanadına doğru atılan topu Fernandes’in kafayla indirmesi ve Djalma’nın kaleci Muslera’nın açıldığını görerek adeta uzaya kadar havalandırıp topu ağlarla buluşturduğu ana kadar…

Muslera bu sezon bir kez daha çok hatalı, Djalma ise kendisinin de ifade ettiği gibi biraz şanslıydı pozisyonda.

Alanyaspor bu inanılmaz ama bir o kadar da güzel golle Galatasaray’a göre daha iyi oynadığı ilk yarıyı 1-0 galip kapattı.

***

İkinci yarının en kayda değer anı Galatasaray golünün atıldığı dakikaydı.

Belhanda, kalabalık Alanya defansının arasından o kadar ihtişamlı bir top yolladı ki Feghouli’ye o da bu şahane pası ziyan etmeyen zımba bir vuruş gerçekleştirdi ve eşitliği sağladı.

Galatasaray, 52’inci dakikada gelen bu golle 30 saniyeliğine “Arap Baharı” yaşadı.

***

Maçtan diğer “an”lara gelince…

Efecan Karaca, 12-20 yaş arası dönemini Galatasaray altyapısında geçirmiş bir oyuncu.

Orada tutunamayıp başka takımlarda oynamasından, giydiği formanın hakkını vermek için çabalamasından, hatta bireysel performansıyla Galatasaray’ı yenmek için katkı sağlamaya çalışmasından daha doğal bir şey olamaz.

Doğal olmayan tek şey Efecan’ın gereksiz şekilde agresif olmasıydı.

Zaten Alanyaspor ligin en çok faul yapan takımı; bunu herkes biliyor.

Sert oynuyorlar.

Galatasaray karşısında ise çok daha sert oynadılar.

Buna karşılık maçta Galatasaraylı oyunculara beş, Alanyasporlu oyunculara üç sarı kart çıktı.

Hatta maçın uzatma anlarında, Alanya kalecisi Haydar’ın, adeta cin çarpması sonucu sakatlandığı anda bile Galatasaraylı Marcao sarı kart gördü.

Bu pozisyonda bile kartına başvuran hakem Alper Ulusoy, Cisse’nin N’diaye’ye önce vurup sonra üzerine zıpladığı pozisyonda kart göstermeyi aklına bile getirmedi her nedense.

Ayrıca bir de Alanyalı kaleciyle defans oyuncusunun çarpıştığı bir an vardı maçta, orada da ikisine de dokunmayan Onyekuru aleyhine faul vermişti kendisi…

***

Galatasaray ligin ilk yarısı boyunca forvet hasreti çekti, bu doğru ama aynı zamanda orta saha oyuncularının skor katkısının eksikliğini de hissetti.

Mesela 2011-2012 sezonunda Galatasaray’ı asıl şampiyon yapan unsur Selçuk ve Melo’nun ekstra skor katkılarıydı.

Bu sezon onların pozisyonunda oynayan Belhanda, Fernando, N’diaye’nin şu ana kadar sadece 2 golü var.

***

Galatasaray golü ilk yarının uzatmalarının uzatmasında yemişti…

Oysa maçın 89’uncu dakikasında durup 92’nci dakikada yeniden başlayan, daha sonra bir de oyuncu değişikliği yaşanan maçın ikinci yarısında böyle bir ek uzatmaya gerek görmedi Alper Ulusoy…

Maçtan sonra Ümit Davala’nın da söylediği gibi herhalde acelesi vardı.

Hakemin tüm olumsuz kararlarına rağmen iki puanı hakem yüzünden kaybetmedi Galatasaray; Alanyaspor’u ve hakemleri yenecek kalitede, nitelikte, istekte oyunu ortaya koyamadığı için kaybetti.

Hatta bu şartlar altında bir puan bile kazandığını söyleyebiliriz.

***

Defasın göbeğindeki yeni ve genç ikili Marcao ile Luyindama’nın hem iyi oyunu hem tez uyumu Galatasaray adına Alanyaspor maçının en önemli kazanımıydı.

Şimdi bu maçı unutma zamanı.

Kalan #14

Hedef #22

Bugün dünden daha zor olsa bile sonuna kadar mücadeleye devam.

***

Yazıyı bitirirken maç öncesi Alanya-Adana yapan, maçtan sonra yine memleketine, hasta olan babası Talat Terim’in yanına koşan Fatih Hoca’ya geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, babasına acil şifalar diliyorum.