İskender Baydar
18 Kasım 2017

OLMADI, OLMAYACAK

Bir önceki hafta 5-1 kazanılan Gençlerbirliği maçının ardından aynen şu cümleleri yazmıştım:

“Bu kadro, devre arası Drogba-Sneijder takviyeli kadrodan sonra bir hocaya teslim edilmiş en iyi kadrodur … Ve bu kadronun Fenerbahçe, Trabzon maçlarıyla Gençlerbirliği maçının ilk yarısındaki kadar kötü oynamaya hakkı yoktur. Şahsi fikrim; Tudor Galatasaray’ın hocası değildir. Bu kadro Karabük’te olsa, Tudor bu kadronun hocası da değildir.”

Hatta şunu da eklemiştim ardından: “Tüm bunları takım farklı kazanırken söyleyelim de ileride gerekirse kötü biz olalım…”

Bu yazıdan sonra “Abi sen ne istiyorsun bu Tudor’dan” diyenler de olmuştu.

Hiçbir şey istemiyor, hiçbir şey de beklemiyorum, sadece ve sadece Galatasaray’ın hocası olduğuna inanmıyorum.

Kulüpte olduğum dönemde de bu sezona Tudor ile başlanmaması gerektiğini söylemiş olduğumdan içim gayet rahat.

Peki neden Tudor’la başlandı bu sezona?

Gerçekten başarılı olacağı mı düşünüldü?

Maalesef ben böyle olduğuna pek inanmıyorum.

Florya’da yönetilebilecek bir hocanın olması Florya üzerindeki hâkimiyetini kaybetmek istemeyenlerin tercihiydi; o nedenle Tudor tercih edildi.

Tudor’la geçirilen dönemde;

Galatasaray 2 kez Fenerbahçe ile evinde oynadı, 1 beraberlik, bir mağlubiyet aldı.

Bir kez, yine evinde Beşiktaş ile oynadı, 1 mağlubiyet aldı.

İki kez Trabzon deplasmanına gitti, ikisinde de yenildi.

Başakşehir ile 2 kez oynadı, 2’sini de kaybetti. Üstelik bu iki maçta kalesinde tam 9 gol gördü.

Taraftarı belediye çalışanlarından oluşan, tabansız, suni bir takıma karşı alınan 2 mağlubiyet ve yenilen 9 gol.

Kelimenin tam anlamıyla skandal…

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir’e karşı oynadığı maçlarda 2 gol atarken 15 gol yedi. Ve 7 maçta sadece 1 puan alabildi.

Maça gelince…

Müsaade ederseniz hiç gelmeyelim.

Gelinecek, anlatılacak pek bir yanı yok çünkü.

Çift forvetle sahaya çıkıp kanat oyuncularını yedek kulübesinde tutan bir takımın neyini yazalım.

Hocasının İgor Tudor, yardımcısının Ayhan Akman olduğu bir takımın nesini anlatalım.

Skorboard her şeyi anlatıyor zaten.

***

Futbol konusunu kapatırken, basketbola da değinmeden olmaz.

Trabzon’dan tam 103 sayı yedi, bir zamanların ‘Yenilmez Armada’sı…

Takımda, yapılan onca transfere rağmen en skorer oyuncu Göksenin Köksal’dı, düşünün.

Sorumlularından şu ana kadar bir ses yok.

Hatırlatayım;

Galatasaray’dan istifa edilmez diye bir kural ya da bir yasak bulunmuyor.

Ben ettim de oradan biliyorum.

***

50 yaş gibi genç bir yaşta aramızdan ayrılan, gençlik yıllarımızın kahramanı, Cep Herkül’ü Naim Süleymanoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. Milletimizin başı sağ olsun.