İskender Baydar
29 Ekim 2014

REÇETE YAZILDI

17 Eylül 2014 tarihinde, Anderlecht beraberliğinin ardından yazdığım yazıda, Galatasaraylı oyuncular arasında birlik beraberlik adına bir şeyin kalmadığını, hatta bir orta saha oyuncusu ile bir forvetin maç içinde hiç paslaşmadıklarını yazmıştım.

UEFA’nın resmi sitesinde yayınlanan maç istatistikleri de benim bu iddiamı doğruluyordu.

Bu durum tek maça özgü bir şey değildi. Maç içinde vurdukları bir top tesadüfen diğerine gitmediği sürece paslaşmıyordu bu ikili…

Tek sorun bu da değildi… Kötü oynadığı halde takımdan kesilen de küsüyordu, antrenmanda yeterli performansı göstermediği için kadroya giremeyen de…

Üstelik birkaç kişi değil, takımın geneline yayılan bir küskünlük, kapris hâkimdi Florya’da…

Ünal Aysal yönetimi bana göre başarılı bir yönetimdi. Sıfırdan kurulan bir takımla art arda gelen iki şampiyonluk başarının en somut deliliydi…

En büyük başarısızlıkları, Fatih Terim’in Milli Takım’a gitmesinden sonra Florya’yı toparlayacak, Florya’ya sahip çıkacak bir isim bulamamalarıydı.

Zaten inişe geçen takımın çöküşü de orada başladı. Geçen sene şampiyonluğun kaybedilmesinin temel nedeni buydu.

Yeni yönetimle o ataletten kurtuldu Galatasaray.

Abdurrahim Albayrak neredeyse her dakika Florya’da…

Ali Dürüst de mesaiye başlıyor.

Son günlerde çıkan “Hagi Sabiha Gökçen’de görüldü, Lucescu Kumkapı’daydı, Denizli otomobiliyle Arena civarından geçti” haberlerine itibar etmeyin; yönetim, olağanüstü bir durum olmadıkça Prandelli’yle devam kararı aldı.

Zaten bunu da beyan etti ve haber bugünkü gazetelerin pek çoğunda yer aldı.

Tabii bu olağan şartlarda geçerli. Yoksa birkaç maç daha 4’er gol yersen, Mourinho olsan kalamazsın takımda.

Neden mi böyle bir karar alındı?

Çünkü suçun hocadan çok takımda olduğu tespiti yapıldı ve tedavi aşamasına geçildi.

Malum, bizim topçuların oynaması için yılda 3 milyon Euro vermen yetmiyor, bir de üstüne gaz veya sopa vermen gerekiyor.

Sanırım bu gün, o gün…

Hem de gaz ve sopa bir arada…

Yönetim saat 20:00’de takımla birlikte bir tanışma yemeği yiyecek…

Önce takıma olan inanca, kaybedilen bir şey olmadığına vurgu yapılacak, “Sizlere inanıyoruz” denilecek; ardından da şu mesaj net olarak verilecek: “Hocanız Prandelli, memnun olmayan varsa kapı hemen şurada…”

Evet; reçete yazıldı, hastaya ilaçları veriliyor.

İki gün sonra kontrol var.

Doktor, ilaçların ilk aşamada ne kadar faydalı olduğunu Kasımpaşa maçıyla test edecek.

Ve gerekirse daha ağır ilaçlara geçecek…

Sonucu bekleyip göreceğiz ama şundan da eminim kendi adıma, hasta dün olduğundan daha kötü olmayacak.

***

Önemli not: Bu yazı Florya’da yenilen yemekten tam 3 saat önce yazılmıştır. Başkan Duygun Yarsuvat, yemek sırasındaki oturuşu, duruşu ve söylemi ile burada yazılan her şeyi Galatasaray’a yakışan üslup içinde futbolculara aktarmıştır… Mesajı alan almıştır…