İskender Baydar
26 Ocak 2019

SU SAVAŞI GALATASARAY’IN

Galatasaray’ın elinde sağdan say 18, soldan say 18 futbolcu vardı zorlu Göztepe maçı öncesinde…

Zaten Fatih Terim de sahaya çıkmadan hemen önce yayıncı kuruluşa verdiği röportajda, “Cezalı olan Younes Belhanda’yı, sakat olan Emre Akbaba’yı ve Asya Kupası’nda olan Yuto Nagatomo’yu saymazsak kadromuz da bu; bu yani…” diyerek takımın içinde bulunduğu durumu net olarak ifade etti.

Son bir ayda Ozan Kabak ve Garry Rodrigues satılmış, Serdar Aziz ile Eren Derdiyok kadro dışı bırakılmış ama ne yollanabilmiş ne de satılabilmişti…

Yaz transfer dönemi kapanmadan bu takıma ‘en az iki forvet alacaklarını’ iddia edenlerden, Dubai-İtalya arasında gezinip ‘10 forvet adayıyla görüştüklerini’ söyleyenlerden neredeyse altı aydır ses gelmiyordu bir türlü.

Teknik kadro devre arasına girerken iki forvet bir stoper istiyordu… Oysa devre arasında eldeki iki stoper, bir forvet ve bir sol kanat oyuncusu kaybedilip sadece bir stoper alınabilmişti.

(Bu arada Emre Taşdemir’i unutmadım ama onu transferden saymıyorum. Bir buçuk yıldır top oynamayan, Fatih Hoca’nın kişisel girişimiyle ‘Ya tutarsa’ diye gelen maliyetsiz bir oyuncu Emre. Yaşı genç, o biraz bekleyecek…)

Maalesef bu yaşananlar ne şaka ne de kâbus Galatasaray’da…

Kimilerine göre beceriksizlik, kimilerine göre basiretsizlik, kimilerinin iddiasına göre de adeta Başakşehir’in önünü açmak için yapılan açık bir ihanet.

Kesin olan bir şey varsa o da Galatasaray yönetiminin transfer konusunda her şeyi eline yüzüne bulaştırdığı, kulübün itibarına zarar verdiği, yapılan her yeni açıklamayla krizi biraz daha derinleştirdiği bir dönem yaşandığı…

Umarım transfer yapabilmek için çaresizce yabancı menajerlere atılan yarım yamalak İngilizceyle yazılmış mesajlar gün yüzüne çıkmaz da daha fazla rezil olmaz kulüp…

Bunun durumun sorumluları da Başkan Mustafa Cengiz ve 2’nci Başkan Abdürrahim Albayrak ikilisinden başkası değil maalesef…

Bolca konuşup çokça ziyaret gerçekleştirdiler ama icraat yapmayı unuttular.

***

Gelelim maçtan kısa notlara…

Birincisi bu havada bu zeminde doğru olan tercih maçı yarın gündüz saatlerinde oynatmaktı ama yapmadılar… TFF ve hakemleri oyuncuların sağlığı, binlerce taraftarın rahatlığı yerine yine yayıncı kuruluşun çıkarını gözettiler.

Maça iyi başlayan Galatasaray, defansta Mariano ve Fernando Muslera’nın hatalarıyla pozisyon bulan ise Göztepe’ydi.

31’inci dakikada Lamine Gassama, Sofiane Feghouli’ye yaptığı hareketten sarı kart görüp itiraz etti.

Şayet pozisyon yeniden izlense kırmızı bile görebilirdi.

32’inci dakikada kaptan Selçuk İnan’ın, adeta Maicon’u topu atacağı yere yönlendirip yaptığı güzel ortada, Maicon’un kafa vuruşuyla ağlara giden top ofsayt nedeniyle gol değeri kazanmadı. Ve karar doğruydu.

34’te solda Marcao’dan pası alan Sinan Gümüş boş alanı iyi kulandı. Ortasını yolladı. Arka direkte bomboş kalan Feghouli çok kötü vurdu.

Milyonlarca Galatasaraylı o anda “Forvet nerede” diye feryat etti.

Galatasaray maçın ikinci yarısına da Henry Onyekuru’nun pozisyonuyla başladı.

Maçın dönüm anı ise Göztepe’nin 55’inci dakikada Celso Borges’in ayağından kaçırdığı penaltı oldu.

71’de Mariano’nun ortasında Sinan Gümüş’ün göğüs darbesiyle attığı rakipleri açısından ‘sinir bozucu’ gol Galatasaray’ı deplasmanda 1-0 öne geçirdi.

Ardından Göztepe’nin direkten dönen iki topu, Onyekuru’nun karşı karşıya kaçırdığı pozisyonlar yaşansa da skor değişmedi.

Ve Galatasaray bu kadar sorunla gittiği, hava muhalefetiyle karşılandığı zorlu İzmir deplasmanından şen döndü.

***

Maç sonu notlara gelince…

Hep eleştirecek değiliz, Marcao’yu kim bulduysa, kim getirdiyse eline, emeğine, yüreğine sağlık. Müthiş oynadı ve daha sadece 22 yaşında.

Fatih Terim maç sonrası bunun scout ekibinin başarısı olduğunu söyledi. Tebrikler kardeşim @EmreUtkucan

Onyekuru bu ağır zeminde gayet iyi mücadele etti… Fiziksel gelişimi gayet iyi gidiyor… Umarım sezon sonunda elimizde tutabiliriz.

Bu maç ancak biraz şansla, çokça balla, biraz da pis bir golle kazanılabilirdi. Sinan’ın golü öyle bir goldü.

Sahada sert ama temiz bir mücadele vardı; iki takımı da tebrik etmek lazım.

10 maç aradan sonra kulübeye dönen Fatih Terim farkı her dakika hissedildi; takım oyundan hiç düşmedi.

Kaptan Selçuk İnan, attığı uzun toplar, ara toplar, ters toplarla zaman zaman eski günlerini hatırlatan anlar yaşattı.

Şimdi top yönetimde…

Transferin kapanacağı gün olan 31 Ocak’a kadar camia oturduğunuz koltukların hakkını vermenizi bekliyor.

Unutmayın ki Galatasaray’ın ne yeni bir hataya ne de daha fazla beceriksizliğe tahammülü kalmadı artık.

***

Son dakika…

Fatih Terim, maçtan sonra “Ben Ozan’ın gitmesini istemedim, ihtiyacım olduğunu söyledim ama sayın başkan ve yöneticiler idari karar olarak vermeyi düşündüler. İdari karara saygı duyacaktım ya da başka bir şey yapacaktım. O başka bir şeyi yapmayacağıma dair Galatasaraylılara söz verdim” dedi.

Özetle istifa edecekti ama verdiği sözün gereği olarak etmedi.

Şimdi söz ve icraat sırası Mustafa Cengiz’de…

Özbekistanlı boksörleri ağırlaması bittiyse bir cevap, olumlu yönde bir hareket bekliyor Galatasaraylılar.

Çünkü bu kendisinin son şansı..

Umarın farkındadır.

Farkında değilse, başkan seçildiğinde ilk icraat olarak kırmızı halı döşettiği yönetim koridorunda son kez yürümesi çok yakındır.