İskender Baydar
6 Ekim 2018

TERİM’E DUA EDİN

İnanın, akşamdan sabaha kadar yazabilirim şu an ama hiç gerek yok.

Fatih Terim, sezon öncesi, henüz Gomis bile gitmemişken en az bir forvet oyuncusu istiyordu.

Alamadılar.

Alamadıkları gibi, Abdürrahim Albayrak Porto maçından sonra Hürriyet Gazetesi’ne konuşarak aynen şunları söyledi:

“Porto deplasmanında forvetsizliğin faturasını ödedik. Transferin son gününe kadar bizi oyalayıp giden Gomis, elimizi kolumuzu bağladı. Onun yüzünden forvet alamadık. Gomis bizi götürdü götürdü köşeye sıkıştırdı.”

Gerçekten öyle mi?

Gomis’e teklifler vardı ve yönetim de nakit sıkıntısını aşmak için satmayı kafaya koymuştu.

Önce el altından “Zam istiyor, huzursuzluk çıkartıyor” haberleri basına servis edildi. Bu sayede de taraftarın olası bir tepkisinin önlenmesi hedeflendi.

Kaldı ki Gomis de gelen yüksek teklifleri değerlendirmek istiyordu.

Orta yol bulundu ve Gomis, 23 Ağustos’ta Al Hilal’e transfer oldu.

27 Ağustos’ta, Ali Sami Yen’de 6-0 kazanılan Alanyaspor maçından hemen sonra, Albayrak soluk soluğa kameraların önündeydi.

Yenilgilerden sonra ortalıkta pek görünmemekle birlikte böylesine farklı galibiyetlerde, Başkanın tabiriyle güvenlik kameralarına bile konuşacak türden bir yapıya sahip olduğu için kendini yine tutamadı.

Maçın heyecanıyla, “Kesin forvet alacağız. Hatta bir değil belki iki forvet alacağız” falan dedi.

Yani Gomis transferin son günü falan gitmemiş, kimseyi götürüp götürüp köşeye sıkıştırmamıştı.

Alanyaspor maçından sonraki dört günde de, yani transfer döneminin kapandığı 31 Ağustos gece yarısına kadar beklenen forvet bir türlü alınamadı.

Yanlış hesap hatası yaptığı ileri sürülerek fatura derhal CFO’ya kesildi…

Bu haber önce basına servis edildi, ardından “Yok öyle bir şey” diye resmi siteden açıklama yapıldı.

Hemen ardından da CFO kovuldu.

Ne de olsa tutarsızlık bir yaşam stili haline gelmişti, freni patlayan kamyon misali durdurulamazdı artık.

Antalyaspor deplasmanında yönetimi ipten alan ise şapkadan bu kez tavşan değil adeta fil çıkartarak yeni bir mucizeye imza atan Fatih Terim oldu.

Bir önceki hoca Tudor’un gözden çıkardığı Donk’u geçen sezon şampiyonluğun en kilit oyuncusu haline getiren Terim, bu kez de ondan, hem de son beş dakikada bir forvet devşirdi.

Donk’un sahaya girdikten sonra dokunduğu ilk topta bulduğu gol Galatasaray’ın Milli Takım arasına huzur içinde gitmesini sağladı.

Üstelik haftanın kalanında en yakın rakiplerinden Beşiktaş, zorlu Konyaspor deplasmanına çıkacak; Başakşehir ise sıkıntılı günlerden kurtulmak isteyen düşme hattındaki Fenerbahçe’ye konuk olacak.

Dolayısıyla Antalya maçında ölüp ölüp dirilen Galatasaray taraftarı, arkasına yaslanıp çekirdek çitleyerek rakiplerinin maçlarını izleyecek.

Ve bu rahatlığı sadece ve sadece Terim’e borçluyuz.

Umarım artık birilerinin kafasına “Donk” eder de devre arasında hatalarını telafi ederler.