İskender Baydar
6 Mayıs 2014

TERTEMİZ ŞAMPİYON

Söz konusu Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti olunca yazı yazmak gerçekten çok zor çünkü duygular aklın önüne geçebiliyor.

Mümkün olduğunca bunun dışında kalmaya çalışarak yazıyorum bu yazıyı…

Galatasaray ile Fenerbahçe arasında, kadın basketbolunda görülmemiş bir düello yaşandı bu sezon.

Hiç kimse bu alana daha fazla yatırım yapan Fenerbahçe’yi geçebileceğini düşünmüyordu Galatasaray’ın…

Hatta Ekaterinburg’u geçip finalde Fenerbahçe’ye rakip olması bile büyük sürprizdi bu takımın…

Rakip olduğu yetmezmiş gibi bir de kupayı kazandı Sarayın Sultanları…

Bu eşleşmenin rövanşı Türkiye’de yaşandı.

Beş maçlık final serisinin ilk iki maçı Abdi İpekçi’de olaysız bir şekilde tamamlandı.

Her iki maçı Galatasaray’ın kazanmasının da bunda payı vardır elbette.

Sonrasında deplasmana gidildi.

Maalesef her iki maç da neredeyse kesintisiz küfür altında oynandı ve Fenerbahçeli yöneticiler bu alanda başroldeydi.

Son maç öncesinde de ortamı germek için ellerinden geleni yaptı aynı yöneticiler.

Şiddeti savunmak mümkün değil ama taraftarı kışkırtmak da doğru değil.

Finalin gerilimi yüksek son maçında, sahada mücadele eden Fenerbahçeli oyunculara en ufak bir tepki gösterilmezken, yabancı madde atılmazken, hatta Fenerbahçe’nin iştirak etmediği kupa töreni öncesi “Lig ikincisi Fenerbahçe” anonsu yapıldığında hatırı sayılır bir grup alkışlarken Mahmut Uslu gibileri ve onu savunanları sadece Allah’a havale edebiliyorum…

Devre arasında maça gelmiş Fenerbahçeli bir dostuma rastladım…

Konuştuk, şakalaştık, ayrıldık…

Maç sonunda karşılaşsak yine aynısını yaşardık.

Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde olması gereken bu.

Olmaması gereken Aziz Yıldırım ve Mahmut Uslu gibiler…

Elbette ki Fenerbahçelilerin de Galatasaray yönetiminde görmek istemedikleri vardır. Ama bunu istememek için önce şikeye bulaşan isimlerin arkasında durmamaları gerekir.