İskender Baydar
3 Mart 2014

BU YAZI SİZİN

Gazetedeki yazılar sona erdiğinde içten içe sevinmiştim aslında…

Hem kendi işlerim başımdan aşkındı zaten, hem de yazı yazacağım diye ağız tadıyla maç izleyemez hale gelmiştim.

Ama veda yazısından sonra öyle bir mesaj bombardımanı oldu ki, yazmamak gibi bir şansım kalmadı.

Buradan ihbar ediyorum: Bu sitenin sorumlusu, “Abi sen peçeteye yaz, biz okuruz” diyen arkadaştır… Teşekkürlerinizi bana, şikâyetlerinizi kendisine iletebilirsiniz.

Evet; yazılar iskenderbaydar.com adresinde ikâmet etmeye başlayalı tam 1 ay oldu.

Burası asla bir haber sitesi değil, olmayacak da…

Reklam almak üzere de yola çıkmadı…

Gerçi Barcelona değiliz, gelirse alırız o ayrı.

Açıkçası günde bir yazı, bazen iki günde bir yazı giren bir sitenin, bu kadar kısa sürede Türkiye’nin en çok ziyaret edilen adresleri arasında ilk 10 bine girip, ilk bine doğru hızla yol alacağını hiç beklemiyordum

Tarih araştırmaları ve analiz yazıları ile bana destek veren Melih Şabanoğlu ağabeyime;

İlk günden beri yazılarımı büyük bir iştahla paylaşan sosyal medyadaki Galatasaray hesaplarını yöneten kardeşlerime;

Vakit ayırıp siteye giren, okuyan, beğenisini ya da eleştirisini ileten herkese tek tek teşekkür ederim.

Vaktiyle birlikte çalıştığım bir yönetici vardı.

Her toplantıda “İçerik her şeydir” derdi.

İşletme kültüründen gelenler, içeriği satın alınabilen bir meta zannederler.

Yazıya ve habere de mağazaların raflarını süsleyen ürün gözüyle bakarlar…

Oysa kelimelerle yapılan bu işin ruhu vardır.

Akıldan süzülür, yürekten dökülür ve samimi olduğu kadar da okurda karşılığını bulur.

Yazının hemen altında twitter ve facebook’ta paylaşmak için küçük ikonlar var malumunuz.

Önce milyonlarca tık alan devasa sitelerde Galatasaray yazanların yazılarının ne kadar paylaşıldığına bakın, sonra buradaki yazıların ne kadar paylaşıldığına…

Orada sizin sevginiz var.

Ve o da bana yeter…