İskender Baydar
7 Kasım 2018

VASATA TESLİM OLMAMALI

Bu geceden başlayarak herkes sahada oynanan futbolu yazacak, yarından itibaren de herkes bol keseden maç içinde yapılan hataları yorumlayacak.

Kimi Muslera’ya, kimi de Terim’e sallayacak.

Bence iş o noktadan çıkalı çok oldu.

Artık oynanan 90 dakikaları yorumlamanın anlamsızlığını yaşıyoruz sadece…

Sorun sistem sorunu…

Sorun aklı devre dışı bırakma sorunu

Nereden başlasam mesela?

Keşke Gomis’i daha fazla para kazanmak için gitmek istediğinde medyanın önüne atmak adına sarf ettiği enerjiyi yeni bir forvet bulmaya harcasaydı yönetim…

Keşke giden Gomis’in yerine, bazı yöneticiler kameralar önünde söz verdiği halde doğru dürüst bir forvet alınamadığı için eleştiren bizlere küfretmeseydiniz.

Ya da transfer dönemi kapandıktan sonra, kariyerindeki en büyük parayı kazanırken Garry Rodrigues’e zam yapıldığı için yönetimi eleştirdiğimizde yine bunu dile getiren ben ve benim gibilere sövmeseydiniz.

Keşke hiç kimse Muğdat ve Ömer ile yetinmeseydi bu transfer sezonunda.

Diyeceksiniz ki “UEFA Galatasaray’ın tepesinde…”

İyi de o UEFA, Ünal Aysal döneminde kâra geçme sözüyle imzalanıp milyonlarca Euro zarar etmenin bedelini çoktan kesmişti zaten Galatasaray’a…

Ve Avrupa Kupalarının dışında kalarak zaten ödemişti o bedeli Galatasaray…

Kısa vadede yeni bir ceza ihtimali yoktu.

Sadece çok yakın ve sıkı bir takip söz konusuydu.

Ve bunu da süreç içerisinde telafi etmek mümkündü.

İyi bir forvet transferiyle Şampiyonlar Ligi’nden elde edilecek gelirle bu işin üstesinden gelinebilirdi.

Öyle yapılmadı.

Onun yerine Fatih Terim’den mucize bekleme yolu seçildi.

O yolla da ancak buraya kadar gelindi.

Şimdi herkes için şapkayı önüne koyup düşünme zamanı…

Bir yandan Federasyon tarafından cezalarla köşeye sıkıştırılmak istenilen bir Galatasaray, diğer yandan Şampiyonlar Ligi’nde duvara toslayan bir Galatasaray var…

Taraftarın #KenetlenBaşkaGALATASARAYyok demesi de bir işe yaramaz bu ortamda…

Türk’e Türk propagandası yapmak ne kadar saçmaysa, Galatasaraylıya Galatasaray propagandası yapmak da o kadar anlamsız şu an için…

“Türkiye’dir Galatasaray” diyerek vasata teslim olmak yerine, mevcut durum karşısında “Türkiye’yi aşmalıdır Galatarasaray” demeliyiz belki de…

“Yapılabilir mi şu ortamda” diye soracak olursanız umudum yok maalesef…

Çünkü dibi gördük dediğimiz her anda daha da dibe iniyoruz bu aralar.