İskender Baydar
7 Kasım 2014

YAŞAMAK YA DA ÖLMEK

Zeytin A, D, E ve K vitaminleri açısından çok zengindir.

Kömürle çalışan termik santraller kükürt dioksit, azot oksitler, karbon monoksit, ozon, hidrokarbonlar, partiküler maddeler ve kül açısından çok zengindir.

Zeytin kalsiyum kaybını engeller.

Kömürle çalışan termik santraller asit yağmurlarına neden olur.

Zeytin kalınbağırsak, prostat, mide ve pankreas kanserine yakalanma riskini azaltır.

Asit yağmuru yalnızca canlılar için değil, taş yapıtlar ve eski sanat eserleri için de ölümcül tehdit içerir.

Zeytinin kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkisi vardır.

Kömürle çalışan termik santrallerin kanser, KOAH, astım gibi hastalıkları tetikleyici etkisi vardır.

Zeytin karaciğeri korur.

Asit yağmurları sonucunda sıvı kaybeden yapraklar kısa sürede ölür.

Zeytin kemikleri güçlendirir.

Kömürle çalışan termik santrallerden kaynaklanan asit yağmurları ağacın hastalıklara dayanıklılığı azaldığından zararlı böceklerin istilasına uğrar, zayıflar ve ölümü hızlanır.

Zeytin antioksidandır.

Asit yağmurunun toprağa düşmesi sonucu topraktaki faydalı mineraller kaybolur.

Zeytin kabızlığı önler.

Kömürle çalışan termik santraller tarımsal üretimi azaltır.

Zeytin sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur.

Bacadan atılan gazların etkisiyle evcil hayvanların verimi düşer.

Zeytin virüs, bakteri ve mantarlara karşı koruyucudur.

Kömürle çalışan termik santraller kara ve sulardaki yaban hayvanlarının sayısının hızla azalmasına neden olur.

Zeytin çocuklarda sağlıklı diş gelişiminin tamamlanmasına yardımcı olur.

Kömürle çalışan termik santraller çocukların sağlıklı büyümesini sekteye uğratır.

Zeytin hücreleri yeniler, böylelikle yaşlanmayı geciktirir ve ömrü uzatır.

Termik santrallerin soğutulmasında kullanılan atık sular, yer altı sularını, toprağı, nehirleri ve denizleri zehirler; yaşamı öldürür.

Kısacası ‘A şıkkı’, yani zeytin hayattır.

‘B şıkkı’, yani kömür ölümdür.

***

Evet; Soma’nın Yırca Köyü’nde kesilen 6 bin adet 80 ila 85 yaşları arasındaki zeytin ağacı ile kömürle çalışan termik santraller arasındaki fark özetle yukarıda saydığım gibi…

Biraz da tarihe, dinlere ve mitolojiye bakalım isterseniz…

Oralarda termik santrallerle ilgili bir şeye rastlayamadım ama zeytin için epey bir şey söylenmiş…

Mesela bir efsaneye göre, Ege kıyılarını gezerken yorulup gölgesinde oturan Homeros’un kulağına şöyle fısıldar zeytin ağacı: “Herkese aitim ve kimseye ait değilim. Sen gelmeden önce buradaydım ve sen gittikten sonra da burada olacağım.”

O Homeros, zeytinyağına sıvı altın yakıştırması yapar. Solon’un kanunları zeytin ağacını kesenleri cezalandırır.

Bolluğun, adaletin, sağlığın, barışın, zaferin, gururun, bilgeliğin, aklın, ölümsüzlüğün, arınmanın ve yeniden doğuşun simgesidir. Tüm kutsal kitaplarda, binlerce yıllık öykülerde, masallarda hep zeytinin adı geçer.

Zeytin ağacı ortalama 400-500 yıl yaşar. Ama bin yaşını aşanlar da vardır. Gövdesi son derece dayanıklıdır. Çürüyüp ölse bile dibinden sürgün vererek yeniden dirilir. Bu yüzden zeytin ağacı ölümsüzdür, hayat ağacıdır. Bu açıdan gördüğünüz herhangi bir zeytin ağacı insanlık kadar eski olabilir.

Kur’ân’da, zeytinden; Enam, Nahl, Nur, Abese ve Tin surelerinde doğrudan, Mu’minûn suresinde ise, dolaylı olarak bahsedilir.

Tin suresinde incir ile birlikte üzerine yemin edilmiştir.

Peygamberimizin “Zeytin yağını yiyiniz ve onunla yağlanınız. Zira o mübarek bir ağaçtan çıkmaktadır” dediği rivayet edilmektedir.

Ve son olarak bir Hadis-i Şerif: “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz…”

Gördüğünüz gibi Kolin İnşaat’ın, Danıştay yürütmeyi durdurma kararı almadan önce şafak baskınıyla ağaç kesmesi ne dine, ne mitolojiye, ne de insanlığa uygun…

Ama zaten bunu yapanların dini de, insanlığı da sadece dillerinde… Gözleri ve akılları sadece ve sadece parada pulda.