İskender Baydar
4 Haziran 2015

YİNE Mİ KUPA

Nereden başlasam bilemedim…

Aslında sanırım maç öncesinden, yani ortak basın toplantısından başlamak daha doğru olacak.

Türk futbolunun en önemli isimlerinden Şenol Güneş, bu sezon akıl almaz bir başarıya imza atan ve gelecek adına pek çok umudu beraberinde getiren Hamza Hamzaoğlu ile iki takımın kaptanlarının katıldığı canlı yayını izlerken, “Keşke imkân olsa da kupayı ortadan kesip iki hocaya birden versek” diye düşündüm.

Gerçekten de Türk futbolu adına pırıl pırıl bir görüntü vardı ekranlarda…

Maç öncesinden yansıyan bir diğer manzara da, doymuş bir Galatasaray ile başarıya aç bir Bursaspor’un karşılaşacağı gerçeğiydi…

Maç da bu havada başladı.

Dördüncü yıldızı kutlamaktan bitap düşmüş bir Galatasaray ve her ne olursa olsun evinde kupaya ulaşmak isteyen bir Bursaspor…

Ev sahibi takım daha ilk saniyelerden itibaren dalga dalga gelmeye başladı Galatasaray kalesine…

Ağırlıklı olarak Bursa’nın hâkimiyetinde geçen, Galatasaray’ın da Wesley Sneijder ile çok  önemli bir pozisyondan yararlanamadığı çarpışmanın sonucunda, Alex Telles’in gereksiz yarattığı penaltıyla öne geçti Bursaspor…

Sonra Galatasaray taraftarını çok kızdıran bir şey oldu…

Felipe Melo ile Sabri Sarıoğlu birbirine girdi.

Sosyal medya adeta ayaklandı.

Görevini ihmal ettiği için Sabri’nin üzerine yürüyen Melo’yu linç edenler, Sabri’ye öfkelenenler, her ikisini oyunda tuttu diye Hamza Hoca’ya yüklenenler sahne aldı bir anda…

Evet, ekrana yansıyan görüntü hiç hoş değildi ama sahaya yansıması hiç de fena olmadı.

Galatasaraylı futbolcular şampiyonluk rehavetinden sıyrılıp bunun bir final maçı olduğunu ve kalan 60-65 dakikanın sonunda bir kupa olduğunu hatırladı.

İlk yarı bitmeden Kral’ın golü geldi…

İkinci yarının başlarında da, şampiyonluk kutlamasında kendi ismini anons eden Burak Yılmaz’a teşekkür mahiyetinde öyle bir pas attı ki Selçuk İnan ve Kral öyle güzel kontrol edip vurdu ki, skor tabelası bir kez daha değişti: 1-2…

Bursaspor’un açık ofsayttan bulduğu beraberlik golüne cevabı vermek yine Burak’a düştü.

Bülent Yıldırım mı?

Ondan söz etmeyeceğim bile…

Bu sezonun en güzel, en keyifli yanı, Galatasaray’ın sadece rakiplerini değil, hakemleri ve sistemi de yenerek zaferlere ulaşması…

Bu nedenle Galatasaray taraftarının mutluluğunu katladı Yıldırım’ın çaldığı düdükler…

Her şeyi geçtim, sırtına tırnak makası isabet ettiği için taç atışını kullanmayan Sabri’ye gösterdiği sarı kart bile yeter hakemin performansını özetlemeye…

Sadede gelirsek;

Türkiye Kupası’nın 53 yıllık tarihinde 21’inci kez final oynayan ve yüzde 75’i aşan akıl almaz bir başarı oranı yakalayarak 16’ıncı kez kupayı kazanan Galatasaray’ın bir kez daha forması ve ruhu yetti kazanmaya…

Galatasaray 16’ncı kez kupa zaferine ulaşarak, 9 kupalı Beşiktaş ve 6 kupalı Fenerbahçe’nin toplamından fazla Türkiye Kupası sevinci de yaşamış oldu…

Boşuna “Tek büyük” demiyor taraftarı Galatasaray’a…

Galatasaray bu unvanı fazlasıyla hak ediyor performansıyla…

Buyurun fotoğraflarla zafer coşkusuna…